MUZ YETİŞTİRİCİLİĞİ KİTABININ GENİŞLETİLMİŞ İKİNCİ BASKISI ÇIKTI.

Muz Yetiştiriciliği kitabının hızla tükenen birinci baskısından sonra Türkiye Ziraat Odaları Birliği Anamur Ziraat Odası desteğiyle 300’ü renkli toplam 404 resim ve 500 sayfa olarak genişletilmiş ikinci baskısı yayınlandı.

Kitap - 500 sayfa, 300'ü renkli 404 Fotoğraf, 1. sınıf dikişli ciltli, Kuşe

Ziraat Yüksek Mühendisi Bünyamin Kozak tarafından yazılan Muz Yetiştiriciliği kitabında A’dan Z’ye muz üretimi ile ilgili bütün konular resim, şekil, çizelge ve tabloların desteğiyle ayrıntılı bir şekilde incelendi. 200’e yakın yerli ve yabancı kaynağın kullanıldığı yayın üreticinin de anlayacağı akıcı bir dilde hazırlandı ve üreticilerine ulaştırılıyor.

Kitapta, Muzun tarihçesi, Türkiye’ye girişi, Dünya ve Türkiye ekonomisindeki yeri, muzun bitkisel özellikleri, yetiştirme ortamı, gübreleme, sera özellikleri, yetiştirme teknikleri, hastalık zararlıları ve mücadelesi, yetiştiricinin sorunları ve çözüm önerileri, muzun besleyiciliği, yemek ve tatlı çeşitlerinde kullanımı gibi konular anlatılıyor.

Amacının şu anda kaynak sıkıntısı çeken çiftçimize, ziraat mühendislerine yardımcı olmak ve bu sıkıntılarını gidermek, Türkiye’nin muz ihtiyacının tamamen yerli üretimden karşılanması için teknik bilgileri ortaya koymak olduğunu söyleyen Kozak, “Tek isteğim, bütün mesaimin muzla ilgili konulara ayrılması. Bu şekilde ülkeme ve üreticilere daha faydalı olacağıma inanıyorum.” dedi.

Yıl 2007. Artık emekliliğim geldi. Bu tarihe kadar görevlendirilmediğim muz ile ilgili konularda artık görevlendirilmek istemiyorum.

Yıl 2013. Anamur ilçesinde Kozak Tarım Muz Besleme İstasyonunu açtım. Bölgemizdeki muz üreticilerinin bitki besleme ürünleri ihtiyaçlarını karşılıyor, ülkemiz muz üreticilerine danışmanlık hizmeti veriyorum.

 

 

 

Muz Yetiştiriciliği kitabını almak için;

İş Bankası Anamur Şubesi 6622 - 0251642 nolu banka hesabına havale veya

TR430006400000166220251642 noya EFT

veya 699285 nolu Posta Çeki Hesabına 30 YTL yatırdıktan sonra,

0532 4862853 nolu telefona veya bkozak@muz.gen.tr e-posta adresine adresinizi bildirmeniz yeterli.

Kitap en geç 2 gün sonra adresinize kargo ile alıcı ödemeli gönderilecektir.

 

 

 

İçindekiler

Türkiye’de muz yetiştiriciliği ile ilgili bazı kısa bilgiler.

Muz ülkemize ilk defa 1750 yıllarında Mısır’la ilgisi olan zengin bir aile tarafından süs bitkisi olarak, Mısır’dan Alanya’ya getirilmiştir. Meyve verdiğinin görülmesi üzerine, 1930'lu yıllardan sonra meyvesi için ticari amaçla yetiştirilmeye başlanmıştır.

Dünyada en önemli muz ihracatçısı ülkeler, Ekvador 2.557.000 ton, Kosta Rika 1.769.000 ton, Kolombiya 1.500.000 ton ve Filipinler 821.000 ton olarak sıralanmaktadır. Dünya Muz Üretim Miktarları-1992 yılına göre Hindistan 7.000.000 ton, Brezilya 5.650.000 ton, Filipinler 3.900.000 ton, Ekvador 3.600.000 ton, Endonezya 2.500.000 ton, Çin 2.200.000 ton, Mısır 400.000 ton, İspanya 355.000 ton, Güney Afrika 180.000 ton, İsrail 84.000 ton ve Türkiye 20.000 ton civarındadır.

Dünya muz ihracatı 1973 yılında 6.637.358 tondur. II. Dünya savaşından önce İngiltere Dünya muz ticaretinin % 75’ini elinde bulunduruyordu. Savaştan sonra muz ticareti ABD eline geçmiştir. Bugün Dünya muz ticaretinin % 50’den fazlası ABD’nin elindedir. Toplam ithalat değeri 7 milyar doları bulan Dünya muz ticareti ve pazarı, çoğu Amerikan kökenli çok uluslu şirketler tarafından yapılmaktadır. Bu şirketlerin en önemlileri Chiquita, Dole, Del Monte ve Coral Gables dirBu 4 firma Dünya muz ticaretinin % 70’ini kontrol etmektedir.

Ülkemizde muz, başta Anamur olmak üzere, Bozyazı, Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde yetiştirilmektedir. Ancak son yıllarda Fethiye, Finike, Kumluca, Bodrum, İskenderun, Samandağı, Dörtyol, Silifke, Antalya, Serik, Manavgat ilçelerinde de muz yetiştiriciliği istekli üreticiler tarafından başlatılmıştır.

100.000 ton üretime ulaştık.

Türkiye üretimi 1955 yılında 1.070 ton idi. O tarihte bu üretimin 550 tonuna yakınını sadece İstanbul, Ankara ve İzmir tüketiyordu. Daha sonra Anamur merkez olmak üzere Güney Akdeniz kıyılarında muz üretimi önemli rakamlara çıktı. 1968 yılında 6.800 ton olan üretim 1970'de 12.600 tona yükseldi. 1975 yılındaki üretim miktarı 21.000 ton’dur. 1993 yılında ise 18.000 tona çıkmıştır.  1998 yılında 32.000 tona çıkan üretim 1999 yılında 77.585 tona, 2001 yılında 101.698 tona ulaşmıştır.

Bu verime ulaştığımız 2001 yılında ülkemiz muz tüketimi olan 300.000 tonun üçte birini yerli üretimle karşılamaya başladık. 2002 yılında elma fiyatına gerileyen muzun tüketimi ülkemizde halen çok yetersizdir. Şu anda yerli üretimle karşılanamayan tüketimin üçte ikilik kısmı ithalatla karşılanmaktadır.

Muz ithalatına 2000 yılında 100 milyon dolar döviz ödedik. Borç para alarak muz yedik. Ülkemizde 1985 yılında 6.000 $ olan ithalat miktarı, 1986 da 474.000 $, 1989            da 505.000 $, 1990 da 12.766.000 $, 1993 de 41.711.000 $, 1998 de 48.023.000 $, 2000 yılında en yüksek olarak 110.000.000 $ olarak gerçekleşmiş, 2001 yılında tekrar 35.000.000 $ a düşmüştür.

1985 yılından 1988 yılına kadar muz ithalat miktarlarının giderek arttığı, ancak bu yıldan itibaren çok büyük artışlar gösterdiği kolayca anlaşılmaktadır. 1994 yılında ise fonların yükseltilmesi nedeniyle yarıya yakın bir azalış görülmektedir. Ancak 1992-2000 yılları arasında ithalat miktarı fonlara rağmen yükseliş göstermiştir. Bu dönemde özellikle sınır ticareti uygulaması altında gümrüksüz giren muzlar, gümrük vergisi engellemesini kırmıştır. 2001 yılında sınır ticareti engellenmiş ve ithal muz girişi azalmıştır. 2001 yılı sonunda ise muz ithalatına uygulanan gümrük vergisi oranı % 119’dan % 149’a yükseltilerek yerli muz üretiminin teşvik edilmesi doğrultusunda yeni bir destek sağlanmıştır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yayınları 1990’lı yıllarda ülkemizin ortalama verimini açık muz yetiştiriciliğinde dekara 1,5-2 ton, örtü altında 5 ton civarına çıkabildiğini, bu verim rakamlarının dünya standartlarına yakın değerler olmakla birlikte, meyve kalitesinin genellikle düşük düzeyde olduğunu açıklamıştır. 2000’li yıllara geldiğimizde bölgemizin ulaştığı ortalama verim örtü altında 8-9 tona çıkmış, verim ve meyve kalitesi yönünden Dünya kalitesine ulaşmıştır.

Bütün bu gelişmeler olurken üniversitelerde, Ziraat Fakültelerinde, Araştırma Kuruluşlarında ve Tarım Bakanlığında muz ile ilgili ciddi bir çalışmanın yapılmadığı da dikkat çekmektedir. Şimdiye kadar bir-iki küçük çalışma dışında bu konuda ne bir ders, ne bir araştırma ne de bir uzmanlık geliştirilmiş değildir. Üretici tamamiyle kendi imkanları ve bu kitap ve yazarı gibi bazı küçük desteklerle kendisini geliştirmeye çalışmaktadır. Yıllık 150 trilyon liralık bir üretim potansiyeli bulunan ülkemiz muz yetiştiriciliğinin bu kadar sahipsiz bırakılması anlaşılır değildir.

Bünyamin Kozak’ın Anamur ilçesine geldiği 1994 yılı Çilek yetiştiriciliğinin parlama, muz yetiştiriciliğinin ise düşüş dönemiydi. Ortalama verim ağaç başına açıkta 15 kg., örtü altında ise 22 kg. idi. 22 kg. ortalama verimi aşan muzcu iyi muzcu olarak değerlendiriliyordu. Çilekçiliğin alternatif ürün olarak parladığı bu dönemde muzculuk terk edilen ürün konumundaydı. Mineral gübre kullanımı yetersizdi. 1995 yılında tamamlamak amacıyla tekrar başladığı yüksek lisans eğitimiyle muz üretimiyle ilgilenmeye başladı. Muz üreticilerinin seralarında yaptığı uygulamalarla ilk yılda başarı yakalanmıştı. Sonraki yıllarda yapılan denemeler, araştırmalar sonucu elde edilen sonuçlar bölgeye hızla yayıldı. Özellikle 1998 yılından itibaren araziler hızlı bir şekilde örtü altı muz yetiştiriciliğine geçiyor, buna bağlı olarak muz pazarlama tesisleri de çoğalmaya başlıyordu.

2005 yılında Anamur ilçesindeki muz alanları yaklaşık 16 kat artarak 10.200 dekara ulaşmış, verim ise 70.000 tona çıkmıştır.

Kozak, 1999 yılında muz üzerine yaptığı araştırmalar ve uygulamaları kitap haline getirdi. Ülkemizde şimdiye kadar muz yetiştiriciliği konusunda yayınlanan ilk ve tek kitap olan bu kitap Ziraat Mühendisleri Odası İçel Şubesi tarafından yaklaşık 20 firmanın maddi destekleriyle yayınlandı. Yapılan çalışmaların çevre ilçelere ulaşmasıyla da Türkiye muz üretimi 20.000 tonlarda iken bugün 100.000 tonu aştı.

Alanya ilçesinde de ilk muz seralarının kurulmasına yardım etti. Zaman olarak üretici taleplerine yetişememesi nedeniyle “aylık Muz Bülteni” yayınlama fikrini düşündü. Düzenli olarak her ay 1500 adet muz bülteninin hazırlanıp ücretsiz olarak Anamur, Bozyazı, Alanya ve Gazipaşa’daki muz üreticilerine ulaşmasını sağlamaya başladı. Kozak’a çalışmalarından dolayı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri çerçevesinde 2002 yılı “Teşvik Ödülü” verildi.

Bütün bu çalışmaları www.muz.gen.tr internet adresinde sürekli güncellenerek herkese ulaştırılmaktadır.

Muz üreticilerinin büyük bir çoğunluğu (% 77), ithal muzun çok miktarda girmesi ile yerli muz fiyatlarının çok düştüğünü ve böylece gelirlerinin azaldığını düşünmektedir. Muz ithalatının, Anamur muzunun henüz piyasaya çıkmadığı Mart-Ekim aylarında yapılması ve böylece bir dengenin sağlanabilmesi daha yararlı olacaktır. Dünyadaki muz tröstlerinin bazı ülkelere çok düşük fiyatlar ile muz satarak o ülkelerdeki muz üretimini durdurmayı amaçladıkları düşünülebilir. Bu bakımdan devletimizin ithalat politikaları, tüketicimizi olduğu kadar üreticimizi de koruyacak şekilde yapılmalıdır.

İşletme sahiplerinin % 26 'sı muz üretimi ile ilgili teknik bilgilerinin az olduğunu ifade etmişler, kendilerine kurslar ve seminerler düzenlenmesini, televizyonda bu konularda yayınlar yapılmasını, muz seralarının çoğunun ilkel durumda olduğunu, kendilerine örnek seralar yapılarak gösterilmesini önermişlerdir. Üreticilerin büyük bir kısmı, gübre kullanımını bilinçsiz yaptıklarını belirtmişlerdir.

Açıkta yetişen muz bahçelerinde kış soğukları bazı yıllar büyük zararlar vermektedir. Bu nedenle örtü altı yetiştiriciliğe geçmek ve bu yetiştiriciliğin teşvik edilmesi gereklidir.

Yörede pazarlama hizmetleri son derece zayıftır. Yeni yeni muz olgunlaştırma ve ambalajlama tesisleri devreye girmektedir. Tarımsal ürünlerin üretimde ve satışta karşılaştığı sıkıntılarını daha kolay çözmek amacıyla, üreticimiz üretim ve satış şirketleri kurmaya eğilimlidir. Doğasıyla, iklimiyle mikroklima özellik gösteren ve turfanda sebzeciliğin önemli merkezlerinden biri olan ülkemizin bazı bölgeleri Tarımda Kalkınmada öncelikli bölge ilan edilmelidir.

Muz Büroları Kurulmalıdır.

Ağırlıklı olarak muz yetiştiren 4 ilçede Kaymakamlık bünyesinde sadece muz yetiştiriciliği sorunları ve çözüme yönelik çalışmalar yapacak muz bürolarının kurulmaları yararlı olacaktır. Bu büroların muz yetiştiriciliği konusunda ortaya çıkan ve çıkabilecek sorunları daha yakından izlemesi ve çözümlemesi sağlanabilir. Bu büro ayrıca her muz serasına bir numara vererek üretici ile kuracağı sağlıklı diyalog ile üretim alanlarını ve miktarlarını daha sağlıklı izleyebilecektir. Kurulacak muz büroları muz ile ilgili bütün çalışmaları bir araya getirecek ve araştırıcılara kaynak sağlayacak bir muz kütüphanesi de oluşturmalıdır.

Yazın sıcaktan, kışın dondan, diğer zamanlar rüzgar v.b. dış etkenlerden korumak için soğutma depolarına ve soğutuculu-ısıtıcılı  taşıyıcılarına ihtiyaç bulunmaktadır. Bunların dışında türkülere konu olan Anamur yollarının nakliye sırasında ürünlere verdiği zararın, aldığı sürenin ve yaptığı sarsıntının azaltılması için tarımsal ürünlerin büyük bir çoğunluğunun değerlendirildiği Anamur-Antalya asfaltının bir an önce çift şerit olarak yaptırılması gerekmektedir. Ayrıca bölgemiz için pazar şartlarını ayarlamak amacıyla şoklama, sınıflandırma ve paketleme bölümlerinin de olduğu soğuk hava depolarına da ihtiyaç duyulmaktadır.

Tarımda teşvik ve krediler Zir.Müh. öncülüğünde yapılmalı, öz sermayeye dayalı krediler teşvik edilmelidir. Tarımsal ürünlerin üretimde ve satış da karşılaştığı sıkıntılarını çözmek amacıyla üreticinin kuracağı üretim ve satış birlikleri veya şirketlerinin kuruluşu teşvik edilmelidir.

Tarımsal girdilerde (Mazot, Gübre, İlaç, Plastik Örtü, Demir, Cam v.s.) KDV oranları % 18’den % 8’e indirilmelidir.

Bölgedeki bütün tarımsal örgütlerin, kurumların ve meslek odalarının katıldığı muz festivalleri düzenlenerek konuya ilgi oluşturulmalıdır.

Ülkemiz nüfusunun en az % 50’sini oluşturan tarımla ilgili vatandaşlarımızın bilgilenmesini sağlamak amacıyla, Tarım ve Çevre sorunları, erozyon vb.. konularda yerel ve genel TV kanallarında izlenebilir olan 19oo-22.oo saatlerinde arası 30 dakikalık bir proğram konulmalıdır.

Hale sunulan ürünlerde Üretici adı-soyadı, Üretilen yer/mevkii, Ürünün çeşidi, Hasat tarihi ve ilişkide olunan teknik eleman vb.. bilgilerinin olduğu etiketleme sisteminin yerleştirilmesinin sağlanması yararlı olacaktır. Semt pazarlarında üretici satış yerleri için daha geniş alanlar bırakılarak, piyasada belli bir dengenin oluşturulmasına destek olunmasının, bu konudaki öncülüğü Ziraat Odaları yaparsa üretici birlikleri de güçlenmiş olacaktır. 

Ziraat Mühendisleri Odasının etkin bir şekilde yer aldığı, Tarım Bakanlığı ile birlikte düzenlenecek Tarım Şuralarının, Tarım Kesimini en geniş şekilde kucaklayacak şekilde her yıl düzenlenmesi ve alınan kararların Devletin Tarım Politikası haline getirilmesi yararlı olacaktır. Devletin tarım sektörüne bakışı yeterince net olmalıdır.

Devlet ve kuruluş temsilcileri, ulusun çıkarlarını korumak amacıyla hareket etmelidir. Kamu kurum ve kuruluşları verimli çalışmalıdır. Ziraat Mühendislerinin mesleklerini ve teknik bilgilerini ortaya döktükleri, üreticinin, Ziraat Mühendislerinin peşinde bilgi almak için koştuğu, çalışkan, pırıl pırıl, saygın bir Ziraat Mühendisi olarak dolaştığı ortamlar gereklidir. Kamu kurum ve kuruluşlarındaki atama, tayin ve terfiler, siyasilerin iki dudağı arasında değil, kıdem, başarı ve verimlilik esasına oturduğu, çalışmanın teşvik edildiği, çalışanın maddi, manevi ödüllerle onurlandığı, Silahlı Kuvvetlerdeki gibi bir atama, tayin ve terfi sistemi kurulmalıdır.

Üniversitelerin verimli çalıştığı, elde edilen teknolojik bulguların, Tarım Bakanlığının il ve ilçelerdeki teknik elemanları kanalıyla üreticiye aktarıldığı, ilaç, alet, tohum, gübre gibi tarımsal girdilerde teknolojik öncülüğünü sürdüren ve bu teknolojilerin gelişmesinde Türk girişimcilere destek olan ve teşvik eden bir Bakanlık, üreticimize ve ülkemize daha yararlı olacaktır.

İçindekiler