SONUÇ ve ÖNERİLER
Muz
yetiştiriciliği konusunda yaptığım bu çalışma, araştırma, denemeler ve
literatür taramaları sonrası elde edilen sonuçlar, sorunlar ve çözüm önerileri
aşağıda sıralanmıştır. İlk aşamada sıralayacağım önerilerin büyük
bir kısmı, Eraktan, Selahattin 'in 1994 yılında yayınladığı eserindeki
önerileri desteklemektedir.
Bölgemiz
muz üretici ailelerinde ortalama nüfus 4,7 dir ve bu ailelerin % 90,7 si
okuma-yazma bilmekte olup, bunların yaklaşık olarak % 94'ü ilk ve orta öğrenimi,
% 6 sı da yüksek öğrenimi bitirmiştir. Ailelerdeki işgücünün işletmede
çalıştığı ortalama gün sayısı açık muzlarda 231 gün, seralarda 209 gün
olarak belirlenmiştir. Açık arazideki muz işletmelerinde aile işgücüne ek
olarak, dekara 49, seralarda ise dekara 76 erkek işgücü kullanılmaktadır.
İşletmelerde ortakçılık ve kiracılık pek yoktur. Muz işletmelerinde
nakit paraya olan ihtiyaç çok fazladır. İşletmelerin hiç birinde küçük
baş hayvan varlığına rastlanmamıştır. Muz işletmelerinde kullanılması
gereken çiftlik gübresi ihtiyacının, hemen hemen yarısına yakını kullanılmaktadır.
Açık arazideki muz işletmelerinin % 65'i, seralardakinin ise % 76'sı çeşitli
kişi ve kurumlara borçludurlar. 1994 yılı rakamlarına göre açık muz işletmelerinde
dekara 2,1 ton, örtü altında ise 4,6 ton verim alındığı hesaplanmıştır.
Bu rakam 1998 yılına geldiğimizde açıkta 4 ton, örtü altında 9 ton
dolaylarına yükselmiştir. Tarım işletmelerinin başarısını en iyi bir şekilde
gösteren saf hasıla hesabına göre, örtü altında muz yetiştiren işletmelerin,
açık arazidekilere göre 2 kat daha karlı olduğu ortaya çıkmıştır.
Gerek açık arazide ve gerekse seralarda muz yetiştiren işletmelerin yıllık
tarımsal gelirleri, 22.11.1984 tarihli 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi
Düzenlemesine dair Tarım Reformu Kanununda belirtilen bir çiftçi ailesinin
geçimine yeterli gelirin oldukça üzerinde olduğu tesbit edilmiştir. Muz işletmeleri
için hesaplanan ortalama tüketim eğilimi (% 79), Türkiye'nin kırsal kesim
ortalama tüketim eğilimi olarak hesaplanan % 67 'nin üzerindedir.[1] Anamur Ziraat Bankası
1998 yılı itibariyle toplam 1.400 çiftçiye 375.000.000.000 tl. kredi kullandırmaktadır.
Bunun yaklaşık % 50’si, 725 kişi örtü altı tarım amacıyla
213.000.000.000 tl. kredi kullanmaktadır. 1979 yılında kurulan Anamur Tarım
Kredi Kooperatifinde ise üye sayısı 1.172’tür ve ayni - nakdi olmak üzere toplam 300.000.000 tl . kredi
kullandırmaktadır. Kooperatif Anamur ilçesinin tarımsal girdi ihtiyacının
% 25’ine yakınını karşılamaktadır. Kalan % 75 ise diğer kurum, kuruluş
ve serbest işletmeler tarafından karşılanmaktadır.
Anamur
Ziraat Odası 4.000 üye sayısı ile bölgenin
en büyük çiftçi kuruluşudur. Bunun 2.000’e yakını turfanda sebze ve
meyvecilik ile ilgilenmektedir.
Türkiye'de
tarım işletmelerinde görülen dengesiz gelir dağılımı, Anamur'daki muz işletmelerinde
de vardır. 1994 yılı rakamlarına göre örtü altı muz işletmeleri kg. başına
4600 tl kar etmişler, açık arazideki muz işletmeleri ise 1187 tl. zarar etmişlerdir.
Ancak, muz üreticileri maliyet hesaplarını bilimsel ve ayrıntılı olarak
yapmadıkları için, sadece üretim sırasındaki fiili harcamalarını dikkate
almakta ve bunların toplamını ürünün satış tutarından çıkararak karlı
olup olmadıklarına karar vermektedirler. Bu nedenle karlı olduklarını
zannederek aslında zararda bulunduklarının farkına varamamaktadırlar. Bu
durum tarım işletmelerimizde muhasebenin, özellikle maliyet muhasebesinin çok
gerekli olduğunu göstermektedir.
Muz
üreticilerinin büyük bir çoğunluğu (% 77), ithal muzun çok miktarda
girmesi ile yerli muz fiyatlarının çok düştüğünü ve böylece
gelirlerinin azaldığını düşünmektedir. Muz ithalatının, Anamur muzunun
henüz piyasaya çıkmadığı Mart-Ekim aylarında yapılması ve böylece bir
dengenin sağlanabilmesi daha yararlı olacaktır. Dünyadaki muz tröstlerinin
bazı ülkelere çok düşük fiyatlar ile muz satarak o ülkelerdeki muz üretimini
durdurmayı amaçladıkları düşünülebilir. Bu bakımdan devletimizin
ithalat politikaları, tüketicimizi olduğu kadar üreticimizi de koruyacak şekilde
yapılmalıdır. Nitekim, muz ithalatı ile ilgili mevzuatta 1994 yılında yapılan
son değişiklik ile gümrük vergisi % 42'ye çıkarılmış, ton başına alınan
fon miktarı 300 dolar olarak tesbit edilmiştir. Bir yandan gümrük vergisinin
artırılması, diğer yandan dolardaki değer artışının etkisi ile ithal
muz fiyatlarının yükselmesi sonucunda muz üretiminde yavaş da olsa bir artış
başlamıştır. Bütün tarımsal ürünlerin ithalatında tüketicinin
korunması yanında, üreticinin ve ülkemizin menfaatlerinin korunmasına
dikkat ederek, sınırlandırmalar getirilmeli, kısa vadeli politikalardan üreticimizin
zarar görmemesi sağlanmalıdır. Yapılan destekleme uygulamaları, Ziraat Mühendislerinin
teşhis ve önerileri doğrultusunda tarım ilacı ve kimyasal gübre alan üreticilere
uygulanmalıdır.
1994
yılında 1379 dekar olan Anamur muz alanları 2000 yılında ise 7.000 da’a yükselmiştir.
Özellikle denize yakın olan muz bahçelerinin giderek yazlık türü işlevsiz
yapılarca amaç dışı kullanılması ülkemize büyük zararlar vermektedir.
Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılmasını engelleyen
yasalar bir an önce çıkarılmalıdır. Bölgemizde toplam 7.000 da alanda, yıllık
ortalama 40.000 ton civarında gerçekleşen üretimle, ülkemiz muz tüketiminin
büyük bir kısmını karşılamaktayız.
Özellikle tarım amacıyla kullanılması çok zor olan V., VI. ve VII.
sınıf arazilerde bile bölgemiz mikroklima avantajını değerlendirerek
kaliteli üretim yapmaktayız. Bölgemiz ayrıca doğal dengenin korunduğu
ender yerlerden başında gelmektedir. Narenciye üretim alanlarında hiç bir
insektisit kullanılmamaktadır. Sera sebzeciliğinde hormon kullanımı terk
edilmeye ve yerine Bombus arısı kullanılmaya başlanmıştır. Üreticimizin
konuya duyarlılığı ve eğitimi gurur vericidir. Organik Tarıma yöneliş
devam etmektedir.
Üreticilerin
büyük bir kısmı, gübre kullanımını bilinçsiz yaptıklarını belirtmişlerdir.
Muz bahçelerinin büyük bir kısmında yüksek dozda gübreleme nedeniyle
(mineral gübrelerin 5-10 dakikada birden verilmesi) köklerinde yanma ve sonrasında
çürümelere rastlanmaktadır. Toprağın değerinin arttığı ve tarımsal
girdilerin fiatlarının sürekli yükseldiği, sağlıklı beslemenin bitki ve
insan sağlığı açısından öneminin giderek arttığı günümüzde bilinçli
gübreleme çok önemlidir. Bilinçli gübreleme için de mutlaka toprak ve
yaprak analizine ihtiyaç vardır. İlçemize en yakın toprak ve yaprak analiz
laboratuvarı Antalya ve Mersin’dedir. Buradaki öneriler de bazı bitkiler için
bölgemizi temsil etmemektedir. Bu nedenle bölgemiz için önereceği gübre
kullanımı ile ilgili denemeleri de yapabilecek teknik eleman ve bilgi ihtiyacını
karşılayabilen bir toprak ve yaprak laboratuvarına ihtiyaç bulunmaktadır.
Açık
muz bahçelerinde denizden gelen rüzgarların etkisiyle, yaprakların damarlar
boyunca yırtılma, zaman zaman meydana gelen fırtınalar nedeniyle ağaçlarda
yıkılmalar olmaktadır. Bahçelerin dış kısımlarında aşırı güneş
zararı nedeniyle yanmalar olmaktadır.
Açıkta
yetişen muz bahçelerinde kış soğukları bazı yıllar büyük zararlar
vermektedir. Bu nedenle örtü altı yetiştiriciliğe geçmek ve bu yetiştiriciliğin
teşvik edilmesi gereklidir. Toprak işleme, fide ayarı gibi uygulamalarla kökler
sürekli yaralanmakta ve mantar hastalıklarının yayılmasına neden
olunmaktadır. Bu tür uygulamalardan olabildiğince kaçınmak zorunludur.
Meyve salkımlarını, soğuk zararını azaltmak, hastalık ve zararlılardan
korumak için alt tarafı açık naylon torbalar ile korumak gerekir. Meyve salkımlarının
ağırlık nedeniyle devrilmelerini, kırılmalarını önlemek amacıyla dayak
veya demir v.b. kancalarla korumak gerekir. Kancaların veya dayağın salkımın
kütüğüne zarar vermesini önlemek için kuru otlarla desteklemek yararlı
olacaktır. Hasat olgunluğuna gelmeden salkımlar kesilmemelidir.
Yetiştiricilikle
ilgili bu sorunlara dikkat edilmesi yanında, aşağıda belirtilen ekonomik ve
sosyal anlamda bazı sorunlara da dikkat edilmesi yararlı olacaktır.
Yörede
pazarlama hizmetleri son derece zayıftır. Yeni yeni muz olgunlaştırma ve
ambalajlama tesisleri devreye girmektedir. Tarımsal ürünlerin üretimde ve
satışda karşılaştığı sıkıntılarını daha kolay çözmek amacıyla,
üreticimiz üretim ve satış şirketleri kurmaya eğilimlidir. Doğasıyla,
iklimiyle mikroklima özellik gösteren ve turfanda sebzeciliğin önemli
merkezlerinden biri olan ülkemizin bazı bölgeleri Tarımda Kalkınmada öncelikli
bölge ilan edilmelidir.
Bölgemizin
ihtiyacını karşılamak üzere bütün bitkilerde (narenciye, muz, sebze
v.b.) virüssüz, sağlıklı fide ve fidan üretimi için Doku Kültürü
ile fidan üretimi yapabilecek gelişmiş bir laboratuarın bölgede kurulması
yararlı olacaktır.
Doğanın
her türlü meyve ve sebzeyi yetiştirmek için bir çok güzellikleri bol
miktarda bahşettiği Anamur ve civarında yetiştirilen ürünler pazarlama ve
ambalajlama konularında maalesef aynı ölçüde imkanlara sahip değildir. Yazın
sıcaktan, kışın dondan, diğer zamanlar rüzgar v.b. dış etkenlerden
korumak için soğutma depolarına ve soğutuculu-ısıtıcılı
taşıyıcılarına ihtiyaç bulunmaktadır. Anamur-Antalya asfaltının
bir an önce çift şerit olarak yaptırılması gerekmektedir. Ayrıca bölgemiz
için pazar şartlarını ayarlamak amacıyla şoklama, sınıflandırma ve
paketleme bölümlerinin de olduğu soğuk hava depolarına da ihtiyaç
duyulmaktadır.
Turfanda sebzecilik için önemli bir yeri olan Anamur İlçesinde
örtü altı tarımın hızla gelişmesi, önemli bir gelecek vaat etmesi
nedeniyle, yeterli teknik bilgiyle donatılmış üreticilere ve teknik
elemanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca yapacağı denemeler ve örnek
uygulamalar için araştırma ağırlıklı bir bölüm olarak, M.Ü. Anamur
meslek Yüksek Okulu bünyesinde, Muzculuk ağırlıklı Subtropik Bitkiler Yüksek
Okulu açılmalıdır.
Ülkemizde
kamu kesiminde ve Tarım Bakanlığında Muz Yetiştiriciliği konusunda gerekli
araştırma ve çalışmalar için yeterli teşvikler yapılmamaktadır. Yetişmiş
teknik personelin daha da gelişmesi için gerekli ortam hazırlanmamakta, yapılan
çalışmalar engellenmektedir. Üniversitelerde ise bu konuda yapılabilecek çalışmalar
sadece Akdeniz Üniversitesi Antalya Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümündeki
çalışmalar ile sınırlıdır. Muz üzerinde kariyer yapma olanağını zayıf
gören akademik personel, bu konuda çalışma yapmak istememektedir.
Tarımda
teşvik ve krediler Zir.Müh. öncülüğünde yapılmalı, öz sermayeye dayalı
krediler teşvik edilmelidir. Tarımsal ürünlerin üretimde ve satış da karşılaştığı
sıkıntılarını çözmek amacıyla üreticinin kuracağı üretim ve satış
birlikleri veya şirketlerinin kuruluşu teşvik edilmelidir. Üretim ve satış
planlamaları, Pazar politikaları vb.. tüm amaçlara yönelik olarak Tarımsal
Bilgi İşlem ağı geliştirilerek ülke düzeyine yaygınlaştırılmalıdır.
Tarım ürünlerinin pazarlanmasında TSE zorunlu olmalıdır.
Ülkemiz
nüfusunun en az % 50’sini oluşturan tarımla ilgili vatandaşlarımızın
bilgilenmesini sağlamak amacıyla, Tarım ve Çevre sorunları, erozyon vb..
konularda yerel ve genel TV kanallarında izlenebilir olan 19oo-22.oo
saatlerinde arası 30 dakikalık bir proğram konulmalıdır.
Ülkemizde
tüketicinin sağlığını ilgilendiren, Pestisit kullanımı en aza ve en sıkı
kontrolle indirilmeli, bu konuda her türlü eğitim ve düzenleme yapılmalıdır,
Kimyasal savaşı en son çare olarak düşünmeli biyolojik savaşa öncelik
tanınmalı planlı proğramlı Tarıma yönelinmelidir,
Hale
sunulan ürünlerde Üretici adı-soyadı, Üretilen yer/mevkii, Ürünün çeşidi,
Hasat tarihi ve ilişkide olunan teknik eleman vb.. bilgilerinin olduğu
etiketleme sisteminin yerleştirilmesinin sağlanması yararlı olacaktır. Semt
pazarlarında üretici satış yerleri için daha geniş alanlar bırakılarak,
piyasada belli bir dengenin oluşturulmasına destek olunmasının, bu konudaki
öncülüğü Ziraat Odaları yaparsa üretici birlikleri de güçlenmiş
olacaktır.
Ziraat
Mühendisleri Odasının etkin bir şekilde yer aldığı, Tarım Bakanlığı
ile birlikte düzenlenecek Tarım Şuralarının, Tarım Kesimini en geniş şekilde
kucaklayacak şekilde her yıl düzenlenmesi ve alınan kararların Devletin Tarım
Politikası haline getirilmesi yararlı olacaktır. Devletin tarım sektörüne
bakışı yeterince net olmalıdır.
Devlet
ve kuruluş temsilcileri, ulusun çıkarlarını korumak amacıyla hareket
etmelidir. Kamu kurum ve kuruluşları verimli çalışmalıdır. Meslektaşlarımızın
mesleklerini ve teknik bilgilerini ortaya döktükleri, üreticinin, meslektaşlarımızın
peşinde bilgi almak için koştuğu, çalışkan, pırıl pırıl, saygın bir
Ziraat Mühendisi olarak dolaştığı ortamlar gereklidir. Kamu kurum ve kuruluşlarındaki
atama, tayin ve terfilerin, siyasilerin iki dudağı arasında değil, kıdem,
başarı ve verimlilik esasına oturduğu, çalışmanın teşvik edildiği, çalışanın
maddi, manevi ödüllerle onurlandığı, Silahlı Kuvvetlerdeki gibi bir atama,
tayin ve terfi sistemi kurulmalıdır.
Biz
Ziraat Mühendisleri Odası olarak artık meslektaşlarımızın tamamının tüketici
değil üretici olmak istediklerini dile getiriyoruz. Türk toplumunu beslenmesi
görevi bugün de tarımındır, yarın da tarımın olacaktır. Bu lokomotifin
makinistleri de Ziraat Mühendisleridir.
Muz
Yetiştiriciliği kitabı ve bu konu ile ilgili olarak bütün gelişmeleri
zaman zaman www.anamur.gen.tr,
www.tarim.gen.tr ve www.muz.gen.tr
internet adreslerinden öğrenebilirsiniz.