Tarım Ürünlerinde devlet desteği 8 yıl içinde sıfırlanacak...

DTÖ'de devlet desteğinin 2013 yılına kadar kaldırılması için uzlaşmaya sağlandı / Tarım sübvansiyonlarına aşamalı çözüm

HONG KONG - Doha küresel ticaret görüşmelerinin tamamlanması yolunda önemli bir aşama kaydedildi. Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) Hong Kong'daki toplantılarında yoksul ve zengin ülkeler arasında sorun yaratan tarım sübvansiyonlarının aşamalı olarak kaldırılması konusunda uzlaşmaya varıldı. Yoğun pazarlıklar sonrasında Avrupa Birliği (AB) ile Brezilya ve ABD gibi başlıca ihracatçılar arasında varılan uzlaşmayla, 2013 yılına kadar tarımda devlet desteğinin kaldırılması kabul edildi. Küresel ticaretteki tıkanıklığın aşılması ve ticaretin serbestleştirilmesini hedefleyen Doha görüşmelerinin canlı tutulması için önemli bir adım olan uzlaşma, gelişmekte olan ülkeler tarafından tatmin edici bulunurken, az gelişmiş ülkelerin sıkıntılarının devam ettiği görüldü. 2001'de başlayan Doha görüşmeleri küresel ekonomiye milyarlarca dolar enjekte edilenler yoksul sayısının azaltılması açısından büyük bir önem taşıyor.

 

Dünya Ticaret Örgütü'nün 13-18 Aralık aralık tarihleri arasında Hong Kong'da yapılan Bakanlar Konferansı, sonuç bildirisinin yayınlamınmasıyla sona erdi. Uzun süren pazarlıklar sonucu DTÖ'nün 149 üyesi tarafından onaylanan bildiri, dünya ticaretinde tarım ürünleri ihracatı sübvansiyonunun, 2013 yılına kadar aşamalı olarak kaldırılmasını öngörüyor. DTÖ toplantılarında yapıldığı Hong Kong'da, tarım ürünleri ihracatının sübvansiyonunun, kısa sürede değil ancak aşamalı olarak kaldırılması konusunda görüş birliği oluştu. Bildiriye göre, zengin ülkeler ve ABD için hassas bir konu olan pamuk ihracatının sübvansiyonu gelecek yıl kaldırılacak. Bu arada, zengin ülkelerden, az gelişmiş ülkelerin (LCD) ihraç ürünlerine, 2008 yılına kadar gümrüksüz ve kotasız ithalat ayrıcalıkları tanınması istendi. Bildiride LCD'lerin tüm ürünlerinin yüzde 97'sinin gümrüksüz ve kotasız bir şekilde küresel pazarlara girmesine izin verilirken, bu oran LCD'lerin yüzde 99 talebinin altında kaldı.

 

Cenevre için altyapı oluştu

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülkelerin oluşturduğu G-20, Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) nihai deklarasyonunu beklentilerin altında ancak uygulanabilir buldu. DTÖ'nün Hong Kong'daki toplantısında bulunan Brezilya Dışişleri bakanı Celso Amorim ve diğer diplomatik kaynaklar, G-20'nin DTÖ'nün, tarım ürünleri ihracatı sübvansiyonunun 2013'e kadar kaldırılmasını öngören bildirisi başta olmak üzere, deklarasyonun tarıma ilişkin kısımlarını kabul edeceklerini bildirdiler. Hindistan Sanayi ve Ticaret Bakanı Kemal Nath da, "Uzun süre dönüp durduktan sonra artık kalkınma yolunda önemli bir adım attık" dedi.

Hong Kong'da yapılan DTÖ konferansında, 2006 Mart sonu veya Nisan ortasında Cenevre'de yapılacak DTÖ bakanlar toplantısı için iyi bir altyapı oluşturulduğu belirtiliyor. Uzmanlar Meksika'nın Cancun kentindeki kadar olmasa da (en az gelişmiş ülkeler) ürünlerini kotasız ve vergisiz satma anlamında bir fırsat doğmuş gibi görünüyor. DTÖ'nün, gelecek yıl tamamlanması beklenen müzakereler sürecinde G-20, zengin ülkelere karşı önemli bir blok oluşturarak, gelişmekte olan ülkelerin haklarını koruyor.

 

Türkiye'nin beklentileri karşılandı

DTÖ toplantılarında Türkiye'nin beklentilerinin karşılandığı belirtiliyor. Türkiye, İsviçre Formülü' konusuna sıcak bakıyordu, o alındı. Bu formüle göre ik katsayı uygulaması ile gümrük vergileri daha çok olandan çok, daha az olandan az indirilecek. İsviçre Formülü' olarak kabul gören teklif yüzde figürü ve katsayı üzerine dayanıyor. Katsayı, kesintinin miktarını ve formülünü ürünlerin tamamına mı, yoksa belli bir kısmına mı uygulanabileceğini belirleyecek. Pakistan tarafından gündeme getirilen iki katsayılı formülde gelişmiş ülkeler için ortalama maksimum yüzde 5, gelişmekte olan ülkeler için yüzde 30 oranları öneriliyor .

Türkiye'nin tarım konusunda beklediklerinin yüzde 70 ni elde ettiği söyleniyor. Sanayide AB ile Gümrük Birliği anlaşmamız gereği sanayileşmiş ülkeler statüsünde göründüğümüzden, gelişmiş ülkeler taviz verdiklerinden aynı tavizleri Türkiye de vermek durumunda.

 

Çinli bakanla görüşme faydalı oldu

Öte yandan, Hong Kong'da bulunana Türk heyeti, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in Çin Ticaret Bakanı Bo Xilai ile toplantısını, geç kalınmış ama başlangıç olarak iyi denilebilecek bir toplantı olarak yorumladı. Heyet, yakın bir gelecekte Çin'in dünyanı üçüncü büyük ekonomisi olacağını, dünya üretiminde ve ticaretinde önemli bir konuma geleceğini, bu nedenle dev ile boğuşmak yerine onunla iyi ilişkiler başlatılmasında fayda olduğunu bildirdi.

 

Yorum

Dünya Ticaret Olimpiyatları

Kısaca DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) olarak bildiğimiz zirvede her ırk, her renk ve milliyetten 10 bine yakın insan ülkesinin ticari menfaati doğrultusunda karar çıkarmak için Hong Kong'da adeta bir olimpik yarış içerisinde...

DTÖ üyesi 150 ülkenin çıkarı farklı. Görüşü farklı. Etkileme yolları farklı. Dünyanın dört bir yanından gelmiş çeşitli kılık ve kıyafetlerdeki delegeler kongre merkezini doldurmuş. Kafeler, restoranlar, toplantı salonları, koridorlar, asansörler, yürüyen merdivenler koşuşturan insanlarla dolu...

Her gün ve günde defalarca bildiriler yayınlanıyor. Tezler masalar üzerine bırakılıyor. Bültenler dağıtılıyor. Kitaplar, raporlar katılımcıların emrinde. Dahili yayınlarla ekranlardan hangi toplantının hangi salonda ve saat kaç ile kaç arasında yapılabileceğini görüyorsunuz.

Ayrıca. Bu insanların koşuşturmalarını görüntülemek, haber almak, röpörtajla koparmak, basın toplantılarını izlemek için salon salon koşturan insanların da peşinde koşturan bir basın ordusu var.

Bir o kadar personel, rehber, korumalar ve yardımcı elemanlar koşuşturan insanlara yardımcı olabilmek için olağanüstü bir ilgi, saygı ve gayret içersindeler.

Ardı arkası kesilmeyen toplantılardan her an değişik haberler geliyor. Seminerler, konferanslar, oturumlar ve paneller yüzlerce odada binlerce kişinin katılımı ile tam bir beyin fırtınasına dönüşmüş durumda.

İnanılmaz taktik savaşlarıyla her an değişen ve gelişen durumlara göre vaziyet alıyorlar, hemen karşı atağa geçiyorlar veya geri çekilerek cepheyi koruyorlar.

Konuşmalar anında simultane tercümanlar vasıtasıyla 6 farklı dile çevrilerek kulaklıklara ulaştırılıyor.

Tüm çaba ve kavgalar her ülkenin kendi tezini kabul ettirmesi üzerine. Bu gayede inanılmaz bir kulis ve etkileme gayretleri var.

Her ülke heyeti kendi doğrusu peşinde karşı tarafı etkilemek için salondan salona gece yarılarına kadar koşuşturuyorlar. Etkileme çabası sadece kongre salonunun içinde değil, sokaklara taşmış. Sokaklarda protestocular kah polisle kıyasıya kavga ediyorlar, kah şenlikler yaparak ortalığı bir show'a, bir karnavala dönüştürüyorlar. Protestocuların amacı da bir tarafları etkilemek. sorunlarına dünya kamuoyunun dikkatini çekmek.

Sokaktakilerin derdi polis... Polisin derdi protestocular...

Tabii, kongre sarayında da sivil toplum örgütleri var. Onlara sunumlarını yapmak, toplantıları izlemek, internet ortamından faydalanmak için geniş imkanlar sunulmuş. Hatta bazı masum gösterileri dahi hoş görülüyor.

NGO (Non Goverment Organization) adıyla DTÖ zirvesine akridite edilmiş bu sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin polisle derdi yok.

Şurası çok açık; DTÖ'de kim güçlü, kim gariban apaçık ortada... Tüm bu koşup koşuşturma içinde zengin fakirin derdinden anlamıyor. Belki anlıyor da işine gelmiyor. Açlık sınırındaki ülkeler perişan. Artık kaybedecek hiçbir şeyleri kalmamış "Beni açlığa mahkum edersen gelir senin kapına dayanırım" diyor.

Zengin ülkenin lütfedip, "üç bana, bir de sana" düşüncesinde dahi ince bir hesap, derin bir politika, acımasız bir çıkar ilişkisi var.İşin temelinde ne kadar alırsam o kadar veririm mantığı hakim.

Dünya buna ticaret diyor. Ve DTÖ bu anlayışta Hong Kong'da toplanıyor... Siz bu etkinliğe isterseniz dev bir organizasyon veya Dünya Ticaret Örgütü zirvesi deyin. Ben bu etkinliğe Dünya Ticaret Olimpiyatı adını verdim...

Çünkü bu olimpiyatta da kazanan var, kaybeden var. üzülen, sevinen ve umut eden var.

Umut belki 2006 Mart sonu veya Nisan ortasında Cenevre'ye kalacak. Muhtemelen Hong Kong da kazanan Cenevre'de kaybedecek veya tersi olacak...

 

Göstericiler Hong Kong'u esir aldı

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) toplantılarının yapıldığı Hong Kong'da gösteriler dün de devam etti. Toplantıların son gününde tekrar sokakları dolduran yüzlerce gösterici yürüyüşe geçerek, "Kahrolsun DTÖ" şeklinde sloganlar attı. Toplantıların başlangıcından bu yana gösterilere katılan ve ülkelerindeki pirinç pazarının ithalata açılmasını protesto eden Güney Koreli çiftçiler de açtıkları pankartlarla, gözaltına alınan eylemcilerin serbest bırakılmasını istediler. Hong Kong polisinin, önceki günkü protesto gösterilerinin ardından dün daha da şiddetlenen eylemlerin önüne geçmek için, ülke yetkililerinin bir araya geldiği bina yakınlarında konuşlanan göstericileri bölgeden uzaklaştırmıştı.

ülke pazarlarının yabancı rekabete açılmasına karşı düzenlenen gösterilere, küreselleşme karşıtı Fransız çiftçi Jose Bove da katıldı. Bove, polisin, gözaltına alınanlara kötü muamele ettiğini iddia etmişti.

 

DTÖ'de Hollandalı bakandan Türkiye'ye öğüt

Hollanda Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Laurens Jan Brinkhorst, Avrupalıların gerçek Türkiye'yi bilmediğini belirterek, "Kendinizi daha iyi tanıtmalısınız. Brüksel'de büyük bir kültür merkezi açmanız Avrupalıların Türkiye'yi daha iyi tanımasına olanak sağlar" dedi.

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Bakanlar Konferansı için bulunduğu Hong Kong'da yürüttüğü ikili temaslar çerçevesinde son olarak Hollanda,İran ve ürdün bakanları ile görüştü. Hollanda Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Laurens Jan Brinkhorst görüşmede yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği'nin (AB) bütçesinin geniş çıkmasının Türkiye'nin üyeliği açısından olumlu olduğunu ifade etti.

Brinkhorst, "Avrupa sizi doğru tanımıyor. Kendinizi daha iyi tanıtmalısınız. Türkiye, Avrupa halkının tanıdığı Türkiye değil.İmajınızı, gerçek imajınızı yansıtmalısınız" dedi.

 

DTÖ toplantısını bu kadar detaylı bir şekilde takip eden tek Türk gazetesi olarak burada bulunan herkes DÜNYA Gazetesi'ne teşekkürler etti. Teşekkür edenlerin arasında Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ve Başmüzakerecimiz Cenevre Büyükel‡imiz Deniz Bölükbaşı ve toplantıda sırtlarından günde 20 saat ter akarak müzakereden müzakereye koşan DTM, Dış ticaret veİTK˜B uzmanları da var. Yukarıdaki 5 kişilik ekip, Hong Kong'da müzakerelere bir fiil katılan DTM ve Dışişleri ekibi.

Bildirinin ana hatları şöyle:

. Tarım sübvansiyonları:İhracata devlet desteği 2013'e kadar aşamalı olarak azaltılacak ancak ithalat tarifeleri konusunda bir anlaşamaya varılamadı.

. Pamuk: Zengin ülkeler, pamukta ihracat desteğini aşamalı olarak azaltacak ancak ABD'nin kendi çiftçisine sağladığı desteği azaltması konusunda anlaşma yok.

. Kalkınma yardımı: En az gelişmiş ülkelerin ürünlerinin yüzde 97'si kotasız ve gümrük vergisiz, küresel pazarlara giriş yapabilecek.

 

Hong Kong Deklarasyonu

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) toplantısına katılan üye ülkelerin delegeleri, küresel ticaretin serbestleştirilmesini amaçlayan ticaret anlaşmasını, diğer adıyla Hong Kong Deklarasyonu'nu resmen onayladılar.

Diplomatik kaynaklar, Hong Kong'daki toplantıda, küresel ticaretin önündeki engellerin aşamalı olarak kaldırılması ortak kararının çıktığını vurguladılar.

Diplomatik kaynaklar, DTÖ delegelerinin, tarım ürünleri ihracatına yönelik sübvansiyonların 2013 yılına kadar aşamalı olarak kaldırılması, yoksul ülkelere ihracatta bazı ayrıcalıklar tanınması ve küresel ticaretin önündeki engellerin bazılarının kaldırılması konusunda anlaşmaya vardığını bildirdiler.

Anlaşma detayları

Anlaşmaya göre, zengin ülkeler, az gelişmiş ülkelerin ihraç mallarının en az yüzde 97'sine gümrük muafiyeti ve kotasız ithalat imkanı tanıyacaklar. Zengin ülkeler, pamuk ihracatı sübvansiyonunu 2006 yılında kaldıracaklar. Tarım ve imalat mallarındaki gümrük tarifeleri aşamalı olarak indirilecek.

Hizmet ihracatı önündeki engellerin kaldırılması zorunlu olmayacak.

Üye ülkeler, küresel ticaretin artması için işbirliğinde bulunacaklar. DTÖ'nün gelecek seferki bakanlar düzeyindeki toplantısının tarihi ve yeri konusunda henüz karar verilmezken, diğer bazı teknik konuların da 30 Nisan 2006'ya kadar çözülmesine çalışılacak.

En son, AB Ticaret Delegesi Peter Mandelson da, tarım ürünleri ihracatına yönelik sübvansiyonların, 2010 yerine, 2013'e kadar kademeli olarak kaldırılması konusunda uzlaşılması üzerine, nihai deklarasyonun kabul edilebilir bir metin olduğunu açıklamıştı.