DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ İLERİ TARIM MÜZAKERELERİ

DTÖ Tarım Anlaşması ve Doha Kalkınma Turu

DTÖ Tarım Anlaşması’nın 20. maddesi gereği ve 2001 yılı Doha Bakanlar Konferansında İleri Tarım Müzakerelerine devam edilmesi kararı alınmıştır. Yapılan müzakereler sonucunda 2003 yılında Cancun Bakanlar Konferansında anlaşmaya varılamadığından Cenevre/İsviçre’de müzakerelere devam edilmiş ve 31 Temmuz 2004 tarihinde bir çerçeve metinde mutabık kalınmıştır.

Hong Kong öncesi 31 Temmuz 2005 tarihinde Başkan Tim Grosser tarafından İlk Yaklaşım Kağıdı (First Approximation)’nın yayımlanması öngörülmüş ise de ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle bu kağıt yayımlanamamıştır.

Teknik Müzakerelerde sona yaklaşılmakla birlikte özellikle pazara giriş başlığı altındaki görüş ayrılıkları sürmektedir. 13-18 Aralık 2005 tarihlerinde Hong Kong’da yapılacak Bakanlar Konferansında bir anlaşma sağlanmaya çalışılacaktır. Anlaşma sağlanabilirse 2007 yılından itibaren uygulamaya konulması planlanmaktadır.

Tarım Anlaşması (1994) gereği ülkemizce yapılan taahhütler doğrultusunda, gümrük tarifelerinde % 24 indirime gidilmiş, Toplam Tarımsal Üretim Değerinin % 10’unu (de minimis) aşmadığından iç desteklerde bir indirim yapılmamış, ihracat desteklerinde ise 44 ürün/ürün grubunda (bütçe ve miktar olarak indirim yapılmakla birlikte) ihracat desteği verme hakkı alınmıştır.

Çerçeve Metinde ülkelerin iç desteklerinde, ihracat desteklerinde ve gümrük tarifelerinde indirime gitmeleri prensip olarak kabul edilmiştir.

Müzakerelerde Ülkemiz, özellikle pazara giriş başlığında korumacı bir yaklaşım benimseyerek, gümrük vergilerinde minimum indirim sağlayacak formülü savunmaktadır. Bu amaçla DTÖ üyesi 148 ülke içinde başta G-33’ler olmak üzere, Özel Ürünler, Hassas Ürünler ve tarifelerde minimum indirim formülünü savunan ülkeler ile yakın işbirliğini sürdürmektedir.

DTÖ Müzakerelerinin Temel Aktörleri;

ABD; pazara girişte ticaretin serbestleştirilmesinden yana (ofansif) bir tavır izlerken, iç desteklerde mevcut uygulamalarını sürdürmekten yana bir tutum izlemektedir.

AB; müzakerelerin seyrine göre tutum belirlemekte, bir yandan ticaretin serbestleştirilmesini isterken diğer yandan da ABD’ye göre korumacı (defansif) bir tutum izlemektedir.

G-10; ticaretin serbestleştirilmesine karşı çıkan, (Japonya, İsrail, İsviçre, Norveç ve Bulgaristan vb) korumacı (defansif) ülkelerdir.

G-20; Brezilyanın liderliğini yaptığı (Arjantin, Brezilya, Şili, Çin, Hindistan, Meksika, Nijerya, Pakistan, Uruguay, Filipinler) ticaretin serbestleştirilmesini isteyen (ofansif) ülkelerdir.

G-33; Endonezya’nın liderliğinde, aralarında (Küba, Hindistan, Endonezya, Kenya, Nijerya, Pakistan, Filipinler, Uganda Çin ve Hindistan) Türkiye’nin de yer aldığı Özel Ürünlerde korumacılığın sürmesini talep eden ülkelerdir.

CAIRNS Grubu; Kanada ve Avustralya’nın öncülüğünü yaptığı, (Brezilya, Arjantin, Endonezya, Yeni Zelanda, Filipinler, Güney Afrika Cumhuriyeti, Uruguay vb) tarım ürünleri ticaretinin tamamen serbestleştirilmesini isteyen (ofansif) ülkelerdir.

FIP (Five Interest Parties); ABD, AB, Avustralya, Brezilya ve Hindistan’ın yer aldığı gruptur. 31 Temmuz 2004 tarihli Çerçeve Metin bu grubun çabalarıyla kabul edilmiştir.

31 Temmuz 2004 Tarihli Çerçeve Metnin Özeti;

2001 yılında başlayan Doha Kalkınma Gündeminin bir devamı niteliğindeki İleri Tarım Müzakerelerinin 2003 yılında Cancun’da başarısızlıkla sonuçlanması üzerine müzakerelere Cenevre’de devam edilmiş ve DTÖ Tarım Komitesince 31 Temmuz 2004 tarihinde bir çerçeve metin kabul edilmiştir. Konu başlıkları itibariyle bu metnin içeriği;

1)      Pazara Giriş

2)      İç destekler

3)      İhracat destekleri

Bakanlığımızca Yapılan Hazırlık Çalışmaları;

  1. İlgili birimlerimizden uzmanların katılımı ile bir Çalışma Grubu kurulmuştur.
  2. Bu grup her hafta toplanarak gündemi izlemiş ve 15-30 günde bir DTM ile bir araya gelerek durum değerlendirmesi yapmıştır.
  3. Gündeme göre Bakanlık görüşü hazırlanarak Daimi Temsilciliğe-Cenevre iletilmiştir.
  4. Müzakerelere ilişkin görüşlerimizi içeren Bakanlık Tutum Belgesi hazırlanmıştır.
  5. Bir FAO uzmanı ülkemize davet edilerek müzakere konuları tartışılmıştır.
  6. DT֒deki Tarım Müşavirimiz 2 kez Ankara’ya davet edilerek durum değerlendirmesi yapılmıştır.
  7. Zaman zaman Cenevre’ye gidilerek Müzakerelerin seyrine göre katılım sağlanmıştır.
  8. DT֒de ülke görüşlerimizi içeren bir metin yayınlanarak tutumumuz ilan edilmiştir.

Müzakerelerde Gelinen Son Durum;

1)      Pazara Giriş

a) İndirim formülü, Bant Sayısı ve Tarife üst sınırı

Müzakerelerde tarifelerin 4 bant aralığında indirime tabi tutulması genel kabul görmüş bulunmaktadır. Bant eşikleri konusunda farklı ülke gruplarının farklı önerileri mevcuttur. Özellikle ABD bütün ülkeler için aynı bant eşiklerinin kullanılmasını önerirken diğer ülkeler GYܒler için farklı öneriler sunmuşlardır. Bant eşikleri bazı ürünlerde daha az indirim yapılabilmesi için önem arz etmektedir. Ancak burada önemli olanın bant sayısından ve bant eşiklerinden çok, tarife indirim formülü ve indirim oranları olduğu unutulmamalıdır.

Müzakerelerde ABD, tarifelerde en yüksek indirimi sağlayacak formül (artan oranlı indirim) ile indirim yapılmasını isterken, G-10, G-20 G-33 ve AB daha düşük düzeyde indirimi sağlayacak bir formül (doğrusal indirim) üzerinde durmaktadırlar. AB ayrıca bant içi indirim oranlarında da +10, -10 kadar esneklik sağlanmasını istemektedir.

Müzakerelerin bu aşamasında, ülkemizin de içinde bulunduğu G-33’lerin savuna geldiği doğrusal indirim formülüne yaklaşılması olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Ancak indirim oranları üzerinde henüz bir uzlaşı sağlanamamış, ABD’nin bant içi % 55-90 indirim teklifi de çok radikal bulunmuş ve özellikle GYܒlerce kabul edilebilir görülmemiştir.

ÜLKE GRUPLARI

BANT SAYISI

BANT EŞİKLERİ

İNDİRİM FORMÜLÜ VE ORANI

TARİFE TAVANI

GYÜ

GYÜ

ABD

4 Bant

0-20

0-20

Progressive indirim Formülü % 55-65

75

100

20-40

20-40

%65-75

40-60

40-60

%75-85

> 60

> 60

90%

AB

4 Bant

0-30

0-40

Ortalama doğrusal indirim,

% 50-60 indirim

Bant içi esneklik

100

150

30-60

40-80

60-90

80-120

>90

>120

G-20

5 Bant- 4 Bant

0-20

0-30

Doğrusal indirim,

Düşük tarifelerde düşük, Yüksek tarifelerde yüksek indirim

100

150

20-40

30-80

40-60

80-130

60-80

>130

>80

 

G-10

4 Bant

0-30

0-40

Doğrusal indirim,

Bant içi esneklik

Tarife tavanı

İstenmiyor.

30-60

40-80

60-90

>90

80-120

>120

G-33

4 Bant

0-25

0-50

Doğrusal indirim,

Bant içi esneklik

Tarife tavanı istenmiyor

25-50

50-100

50-90

100-150

> 90

> 150

Uygulanacak en üst tarife sınırını, ABD Gܒler için % 75, GYܒler için % 100 olması önerisi de pazara girişte daha muhafazakar politikalar izleyen GÜ ve GYܒlerce kabul görmemektedir. AB ve G-20’ler ise Gܒler için % 100, GYܒler için % 150 olmasını öngörmektedir. Buna karşılık G-10 ve G 33 tarife tavanı istememektedirler.

b) Hassas ve Özel Ürünler

ABD, G-20 ve Cairns Grubu ülkeler hassas ürünlerin sınırlı sayıda olmasını, ve istisnalar olarak görülmesini istemektedir. G-10, G-33 ve Afrika, Karayip ve Pasifik grubu ülkeleri ise; hassas ürün sayılarının ülkelerce serbestçe belirlenmesini ve bunların belirlenmesinde ülkelerin ihtiyaçlarının dikkate alınmasını önermektedir.

Müzakerelerde ABD tarafından Hassas ürünlerin toplam tarife satır sayısının % 1’i kadar olması, TRQ’su olan ürünlerde iç tüketimin % 7,5’i kadar kota artırımı yapılması, tarifelerinde de kota dışı miktarlarda % 50 indirim yapılması önerilmiştir. Buna karşılık AB toplam tarife satır sayısının % 8’i kadar hassas ürünleri olduğunu, bant içi esnekliğe bağlı olarak hassas ürün sayısının değişebileceğini, bant içi esneklik olmayacaksa daha esnek davranılmasını talep edilmiştir. G-20’ler ise Hassas ürünlerin TRQ’lu olmasını isterlerken, G-10 ve G-33’ler Ülkelerin serbestçe belirlemesini ve tarife satırında sınırlama olmamasını talep etmektedirler. Hassas ürün kapsamının büyük ölçüde tarife indirim formülü ve bant içi esneklik ile irtibatlandırıldığı görülmekte ve indirim oranına göre kapsamın değişebileceği anlaşılmaktadır.

Öte yandan müzakerelerde Gܒler tarafından GYܒlerin kullanacağı (gıda güvenliği, geçim güvenliği ve kırsal kalkınma kriterlerini karşılayan) özel ürünleri için alt kriterlerin detaylandırılması istenmiş, G-33’lerce de bir çalışma başlatılmıştır. Ancak veri eksikliği nedeniyle bu çalışma G-33’lerce henüz sonuçlandırılamamıştır.

c) Özel Koruma Mekanizması (SSM)

Ülke olarak tutumumuz SSM’in bütün ürünler için bütün GYܒlere tanınması yanında, fiyat ve miktar tetikli uygulamaya konulabilmesidir. Gelinen bu aşamada özel ve hassas ürünler için, miktar tetikli olarak uygulamaya konulabilmesi ABD ve AB tarafından da kabul edilmektedir. Ancak uygulamada araç olarak sadece gümrük tarifelerinin kullanılması öngörülmektedir. Böyle kabul edilmesi halinde bir ürünün ithalatı, son üç yıllık ithalatının ortalamasını geçmesi halinde SSM uygulamaya konularak gümrük vergileri belli bir oranda artırılabilecektir. Bütünüyle bir sınırlandırma ise getirilemeyecektir.

2)      İç Destekler:

a) Kırmızı Kutu - de minimis

Müzakerelerde Ülkemizce, yüksek oranda kırmızı kutu desteği vererek dünya fiyatlarını düşüren ve ticareti bozan Gܒlerin bu desteklerini önemli oranda azaltmaları istenmiştir. Bu aşamada Gܒlerin kırmızı kutu desteklerde % 60-70 oranında indirime gidilmesi AB ve ABD tarafından önerilmekte ve kabul edilebilir görülmektedir. Bu indirim oranları uygulamaya konulabildiği taktirde dış piyasalarda rekabet edebilirliğimizin yükselmesi beklenmektedir.

Ülkemizin de minimis’ten başka kırmızı kutu desteği bulunmamaktadır. Çerçeve Metinde de minimis oranlarında indirime gidilmesi öngörülmektedir. ABD ve CAIRNS grubu ülkeleri bu konudaki ısrarlarını sürdürmektedirler. Hatta ABD de minimiste bütün ülkelerin % 50 indirim yapmasını istemektedir. Ancak müzakerelerde G-20’lerce önerilen ve AB tarafından da desteklenen “de minimisten başka iç desteği olmayan ülkelerin de minimis indiriminden muaf tutulması” önerisi kabul edildiği taktirde, ülkemizin verdiği desteklerde herhangi bir indirim yapması gerekmeyecektir.

b) Mavi Kutu

Çerçeve Metinde üretimi sınırlayan destekler yanında, 1994 Tarım Anlaşmasından farklı olarak üretime bağlı olmayan destekleri de mavi kutu kapsamına almış ve toplam tarımsal üretim değerinin % 5’i oranında mavi kutu desteği verilmesine imkan tanınmıştır. Gelinen bu aşamada ABD % 5 oranının % 2,5’e düşürülmesi konusunda manevra değişikliği yapmış, diğer ülkelerce de % 5 oranının suistimale açık olduğu vurgulanarak, toplam tarımsal üretim değeri dışında ilave kriterler geliştirilmesi istenmiştir.

Ancak her halükarda mavi kutu destekleri ile yeni bir destekleme programının uygulamaya konulabileceği anlaşılmaktadır. Bu program ile halen de minimis kapsamında desteklediğimiz ve sıkıntıya düştüğümüz yağlı tohumların mavi kutu kapsamında desteklenebileceği anlaşılmaktadır.

c) Yeşil Kutu

GYܒler yeşil kutu desteklerinin ticareti bozucu etkisinin olmadığının garanti edilmesini istemektedirler. AB’nin desteklerinin ve Strateji belgesindeki (2006-2010) desteklerin yeşil kutuya uygunluğu dikkate alındığında gelişmelerin ülkemiz açısından bir sorun oluşturmayacağı düşünülmektedir.

 

İÇ DESTEKLER

İHRACAT REKABETİ

 

de minimis

Kırmızı – Mavi - Yeşil Kutu

ABD 

% 50 indirim

kırmızı kutuda 3 bant ve % 60 indirim

ihracat desteklerinin 2010 yılında kalkması,

ihracat kredilerinin 180 gün ile sınırlandırılması

STE's disipline edilmesi

 

GÜ için % 2,5

Mavi kutu-Toplam tarımsal üretim değerinin % 2,5

 

GYÜ için % 5

Yeşil kutu-kriter değişikliği istemiyor

 

AB 

65 %

kırmızı kutu 3 bant ve %70 indirim

ihracat desteklerinin kaldırılması konusunda 2004 de verdikleri sözde duruyorlar.

Mavi kutu-Toplam tarımsal üretim değerinin % 5

Yeşil kutu-kriter değişikliği istemiyor

 

G-20

indirim yapılması (de minimis'ten başka iç desteği olmayan ülkeler hariç) isteniyor

25 milyar üzeri, 12-25 milyar arası,  2-12 milyar arası ve 2 milyardan aşağı şeklinde 4 bant yapılarak

indirim yapılması isteniyor.

ihracat desteklerinde 1.yıl % 60, 2.yıl % 20, 3.yıl % 20 indirim isteniyor.

 

3)      İhracat Rekabeti

Her ne kadar Ülkemiz, dünyada ihracat desteği verme hakkı bulunan 25 ülkeden birisi ise de, bütçe kısıtlarımız nedeniyle bu hakkını yeterince kullanamamaktadır. Oysa ABD ihracat kredileri, AB ise ihracat destekleri ile dünya piyasalarına girmekte ve ticareti bozmaktadırlar.

a) İhracat destekleri

Ülkemizce ihracat desteklerinin en kısa sürede kaldırılması yönünde görüş bildirilmiştir. Gelinen bu aşamada ihracat kredilerinin birinci yıl % 60’ı olmak üzere 2010 yılına kadar tamamen kaldırılması ve vadesi 180 günü geçen ihracat kredilerinin kaldırılması öngörülmektedir. Bazı sektörlerimizce zaman zaman ihracat kredisi kullandığımız bilinmektedir. İhracat kredilerinin sınırlandırılmasının kısa vadede bu sektörlerimizi olumsuz etkileyeceği düşünülebilir Ancak uzun vadede ihracat desteklerinin tamamen kaldırılmasına ilişkin alınacak muhtemel karar, ülkemizi olumlu yönde etkileyecek ve dış ticarette, ihracat payımız dünya fiyatlarının artışına paralel bir artış gösterecektir.

b) İhracatçı Devlet Teşekkülleri

ABD, AB, G-20 ve Cairns ülkelerinin politikaları; en çok devlet destekli teşebbüslerin olduğu Avustralya ve Kanada üzerine baskı uygulamaya yöneliktir. GÜ ve GYܒin bu tip teşebbüslere katı kurallar konmasını istemektedirler. G-33 ise gelişmekte olan ülkelere konu ile ilgili bazı muafiyetler getirilmesini önermektedir.

DTÖ Tarım Anlaşması bildirimlerinde Ülkemiz İhracatçı Devlet Teşekkülü bildiriminde bulunmamıştır. Gelinen bu aşamada İhracatçı Devlet Teşekküllerinin disipline edilmesi ve devlet desteğinin azaltılması konusunda üye ülkeler arasında bir mutabakata varılması, Özel ve lehte muamele kapsamında GYܒlerin İhracatçı Devlet Teşekküllerine bir ayrıcalık tanınması beklenmektedir.

c) Gıda yardımları

ABD mevcut yapıyı korumak isterken AB ve G-10 grupları, konu ile ilgili katı disiplin uygulanmasını önermektedir. G-20 ve Cairns, ise yardımların Birleşmiş milletler nezaretinde, gıda olarak değil nakdi olarak yapılmasını, yardımlarım kayıt ve kontrolünün de sağlam yapılması konusunda fikir beyan etmektedirler.

Sonuç; bu aşamadan sonra siyasi olarak de minimis oranlarında indirime gidilmemesi, tarife indirimlerinde minimum indirim sağlayacak formülün kabul edilmesi, özel ürünlerin kapsamının geniş tutulması ve serbestçe belirlenmesi ile Özel Koruma Mekanizmasının bütün ürünlere uygulamasında ısrar edilmesi temel politikalarımız olarak takip edilmektedir.

http://www.tarim.gov.tr/arayuz/9/icerik.asp?fl=../sanal_kutuphane2/dto/dto_201005.htm