MUZ RAPORU - 2005

 

Muz; ülkemizde Anamur, Bozyazı, Alanya, Gazipaşa ve çevresinde, Toros dağlarının  koruduğu mikroklimalarda yetiştirilmektedir. 1994 yılında 12.000 da alanda üretim, 30.000 ton üretim ve dekara verim 2.500 kg. iken, 2005 yılına geldiğimizde üretim alanları 36.600 dekara, üretim ise 176 bin tonlara çıkmış, verim ve meyve kalitesi yönünden dünya seviyesine ulaşmıştır.

Üreticimiz muz üretimiyle ekonomimize her yıl 200.000.000 YTL (200 trilyon tl) katkıda bulunmaktadır. Ülkemizin muz ihtiyacı yaklaşık 300.000 tondur. Üretimin şimdilik yetmediği kalan 130.000 ton muz ithalatla karşılanmaktadır. Ülkemiz muz ithalatına 2002 yılında 180 trilyon (180.000 ton), 2003 yılında 100 trilyon (93.000 ton) ödemiştir.

Üreticimiz muz yetiştiriciliği konusunda çoğunlukla kendi bulduğu yöntemlerle üretimini gerçekleştirmekte, az da olsa bu konuda yayınlanan yayınlardan faydalanmaktadır. Konu ile ilgili yeterli bilimsel çalışmaların yapılmamış olması nedeniyle üretimde ve pazarlamada büyük sorunlar ortaya çıkmaktadır.

 

Muzun ekonomik büyüklüğü;

 

Ülkemiz muz üretiminin hacmi muz işleme ve pazarlama tesisleriyle birlikte toplam 3 milyar doları bulmaktadır.

 

Her yıl 7 trilyon demire, 12 trilyon naylona, 3 trilyon sulama sistemine, 1,5 trilyon fidana, 40 trilyon hayvan gübresine, 30 trilyon kimyevi gübreye, 15 trilyon zirai ilaca para ödüyoruz.

 

Muz üretimi ve işlemesinde yaklaşık 100.000 aile yani ortalama 400.000 kişi istihdam edilmektedir.

 

Sorunlarımız büyüktür. Muz hassas ürün listesine girmez, gümrük vergileri vb ile korunmazsa ülkemizdeki büyük çöküşü başlatır.

 

Sonuna kadar desteklenerek gitmeyi düşünmüyoruz. Üretim maliyetlerimizi düşürecek destekler bekliyoruz. Aşağıda sıraladığımız sorunlarımızın çözülmesi bizim direncimizi artıracaktır.

 

Sorunlarımız ve çözüm önerilerimiz…

 

1. Üretim Sorunları;

1.1. Gübreleme; Muz Yetiştiriciliği  konusunda bilimsel bir gübreleme çalışmasının yapılmamış olması nedeniyle üreticimiz babadan kalma ve komşudan duyma yöntemler ve gübre satıcılarının önerileriyle hareket etmekte, en iyi muzu yetiştiren çiftçinin yaptığı uygulamayı yapmak istemektedir. Muz Yetiştiriciliği  konusunda Tarım Bakanlığına bağlı araştırma kuruluşlarında ve Üniversitelerde araştırma-deneme çalışmaları yapılmalı, elde edilen sonuçların bölgeye uygulanması sağlanmalıdır.

1.2. Çeşit: Muz üreticisi çeşit konusunda bilinçsizdir. Muz çeşitleri konusunda her hangi bir çalışma da yapılmadığı için komşu bahçesinden aldığı fidanlarla yeni bahçe tesisi yapılmaktadır. Son yıllarda bazı firmalar doku kültürü muz fidanı konusuna girerek yeni çeşitler getirmeye başlamışlardır. Bu çeşitlerin bölgemize uygun olup olmayacağı konusunda yeterli bilgimizin bulunmayışı, çiftçiyi tamamen kendi haline bırakmamıza neden olmaktadır. Tarım Bakanlığına bağlı kuruluşlar ve Üniversiteler yeni çeşitler ve bu çeşitlerin bölgeye adaptasyonu ile ilgili çalışmalar yaparak elde edilen sonuçların bölgeye ve üreticiye aktarılması sağlanmalıdır.

1.3. Sera tipi ve teknoloji kullanımı: Muz seraları yüksek seralardır. Bölgede tamamen demirci ustaları tarafından her hangi bir projeye bağlı olmadan yapılmaktadır. Teknik olarak hangi açı uygulanmalı, yönü ne olmalı, direnci ne kadar olmalı, ne tür örtü kullanılmalı, ne kadar rüzgar hızına dayanır. Yağan yağmur sularının taşıyabilir mi? Oluk eğimi ne kadar konmalı vs konularda var olan demirci ustaların bilgilerine bağlı seralar kurulmaktadır. Bu da ülke ekonomisinin verimli kullanılmamasına neden olmaktadır. Araştırma Kuruluşları, sebze seralarından daha yüksek olan ve farklı bir teknoloji olması gereken muz seraları ve sera içi donanımlarla ilgili teknolojik çalışmalar yapmalıdır. 1000 metrekare seranın maliyeti 30 milyarı bulmaktadır. Bu rakama 30 milyar lira da arazi bedelini eklersek 1 dekar muz serasının arazisi ile değeri 60 milyar liradır. Bölgemizdeki 20.000 dekar muz serasının toplam değeri 1.2 katrilyon liradır. Dolar olarak 800 milyon dolar tutmaktadır. Teknolojik seraya geçiş de gereklidir. Muz yetiştiriciliğine uygun teknolojik bir seranın 1000 metrekare değeri ortalama 50 milyar tl dir.

1.4. Muz Yatırımları Teşvik Kapsamına alınmalıdır.  Muz serası yatırımları yatırım maliyeti büyük, teknoloji kullanımını gerektiren büyük yatırımlardır. Yatırım teşvik kapsamında 10 yıllık yatırım teşvik kapsamına alınmalıdır. Bu kapsama alınırsa yatırımda kdv muafiyeti, 10 yıllık süreç içinde yatırımlara vergi muafiyeti, % 50 daha ucuz enerji, gübre desteklemesi ve düşük faizli kredi verilmesi şeklinde destekler verilmelidir.

1.5. Kredi : Çiftçilere verilen üretim kredilerinin faiz oranları tüketici faiz oranları ile aynıdır. Yani üretim değil de tüketim teşvik edilmektedir. Muz üreticileri Doğrudan Gelir Desteğinden yararlanmak için başvurmamaktadır. İlaç ve Gübre kullanımının yoğun olduğu muz üretiminde girdi desteklerinin de olmaması nedeniyle muz üreticisi tamamen kendi kaynaklarıyla üretim yapmaktadır. Verilecek kredilerle üretim yönlendirmesi ve kaynakların daha verimli kullanılması sağlanabilir. Şimdiye kadar her hangi bir geri ödeme sorunu yaşamamış muz üreticileri için mutlaka uygun faiz oranları ile yatırım ve işletme kredileri açılmalı, krediler yeni teknolojileri teşvik edecek şekilde uygulanmalıdır.

1.6. Meyve Kalitesi: Son yıllarda seraların biraz daha yükselmesi, gübre kullanımında daha bilinçli davranılmaya başlanılmasına rağmen, özellikle kış aylarında hasat edilen muz meyvelerinde meyve kabuğu çatlamaları ve meyve iç çürüklüğü meydana gelmekte ve bunun önüne geçilememektedir. Bu nedenle tahminen her yıl 5 trilyon lira civarında ekonomik kayıp meydana gelmektedir. Üreticiyi ve tüketiciyi etkileyen meyve kabuğu çatlaması ve meyve iç çürüklüğünün nedenleri araştırılarak bulunmalı ve çözümlenmelidir.

1.7. Tarımsal Planlama ve Alt Yapı Sorunları; Bölgemizde son yıllarda hızlı bir şekilde artan seralar ve ayrıca artan yazlık evler tarımımızı tehdit etmektedir. Ülkemizin turfanda üretim kaynağı olan bölgemizdeki birinci sınıf tarım arazileri tarımsal sit alanı ilan edilerek korunmalıdır. Ayrıca sera özellikleri hakkında bir çalışma yapılarak standart getirilmelidir. Büyük üretim alanlarına yönelme teşvik edilmelidir.

 

2. Üretim Bölgesi Sorunları

2.1. Yol Sorunu; Muz üretim bölgelerimiz olan özellikle Anamur ve Bozyazı ilçeleri ülkemizde iline en uzak (5 saat) ilçelerimizdir. Yollarımız dar ve çok virajlıdır. Kış mevsiminde zaman zaman yaşanan heyelanlar ile yollarımız 3 aya varan sürelerde ulaşıma kapanmaktadır. Ayrıca yaşanan küçük kazalar bile trafiğin kapanmasına neden olmaktadır. Yol sorununun bir an önce giderilmesi, ülkemizin değişik bölgelerinde yaygınlaşan duble yolun, bölgemiz içinde açılması yararlı olacaktır. Ayrıca deniz ulaşımından ve demir yolu ulaşımından da yararlanmak isteriz. Özellikle demiryolu ulaşımının başlaması taşıma maliyetlerini azaltacaktır.

2.2. Örnek çalışmalar; Bölgemiz için uygun üretim modelleri, sera teknolojileri, üretim teknikleri, işleme ve sarartma teknikleri gösteri çalışmalarıyla bölge üreticisine sunulmalıdır.

 

3. Pazarlama Sorunları

3.1. Taşıma: Yerli muz üretiminin yoğun olarak yapıldığı Anamur ve Bozyazı ilçeleri pazarlama merkezlerine uzak, yolları kötü, ulaşımı zor bir bölgedir. Pazarlama firmaları küçük çaplıdır. İklimlendirilmiş taşıma araçları olmadığı için kışın soğuk, donlu bölgelere pazarlama ve satış yapılmamakta, bu bölgeler yine ithal muza bırakılmaktadır. Anamur ve Bozyazı ilçelerinin yolları genişletilmeli ve virajları azaltılmalı, pazarlama firmalarının iklimlendirilmiş taşıma araçları kullanmaları teşvik edilmelidir. Kurulacak muz işleme, paketleme ve pazarlama firmaları KOBİ kapsamına alınmalıdır.

3.2. Raf Ömrünün Kısalığı: Yerli muzun en önemli sorunlarından biri de işleme ve pazarlama teknolojisinin olmayışı nedeniyle raf ömrünün kısalığıdır. Üretim, işleme ve pazarlama sırasında karşılaşılan sorunlar nedeniyle yerli muzun meyve kabuğu çatlamakta, kararmakta ve rafta kısa sürede bozulmaktadır. Yerli muzun bu olumsuzluğu nedeniyle büyük marketlerdeki pazarda yer alamamakta, meydanı ithal muza bırakmaktadır. Raf ömrünün uzatılması konusunda gerekli çalışmalar yapılarak uygulamaya aktarılmalı, yerli muzun ithal muz karşısındaki bu zayıflığı giderilmelidir.

3.3. Gümrük Vergisi: Muz üretimini ayakta tutan en önemli destek halen % 147,5 olarak uygulanan gümrük vergisidir. Bunun yanında muz ithalatında üretimin en yoğun olduğu Eylül-Mayıs arasındaki dönemde ihtiyaç duyulmamasına rağmen muz ithalatının yapılması piyasayı etkilemekte ve muzun pazarlamasına olumsuz etkide bulunmaktadır. Gümrük vergisi oranı aynen sürdürülmeli ve yerli üretimin en yoğun olduğu Eylül-Mayıs arasındaki dönemde muz ithalatı yapılmamalıdır. Ayrıca ithal edilen muzun fiyatlarını ithalatçı firma değil, daha gerçekçi olarak bakanlık belirlemelidir.

3.4. Kaçak Girişler: Muz üreticilerinin korkulu rüyası gümrüklerden yapılan kaçak muz girişleridir. Her hangi bir kayda ve vergiye tabi olmayan kaçak muz girişleri piyasayı alt üst etmektedir. Ayrıca kontrol edilmediği için hastalık, zararlı ve sağlıksız muz girişlerine neden olabilmektedir. Ülke ekonomisine zarar veren kaçak girişler önlenmelidir.

3.5. KDV farkı; Toptancıdan markete inen bütün yaş sebze ve meyveye olduğu gibi muzda da % 1 KDV uygulanmaktadır. Bu KDV marketten tüketiciye geçerken ise % 8 olarak uygulanmakta, yerli muz fiyatına marketin kasasından eklenmekte, marketin kar marjını düşürmektedir. Oysa ithal muzda kdv market öncesinde oluştuğu için bu farktan etkilenmemektedir.

3.6. Hal Rüsumu;  Hal kanununa göre alınması gereken hal rüsumu % 2 iken, hem üretim yerindeki belediyeye, hem de satış yerindeki belediye haline hal rüsumu ödenmektedir. Kanuna göre bir kere alınması gereken % 2 rüsum, 2 kere ödenerek muz maliyetinin artmasına neden olunmaktadır.

3.7. Muz İşleme ve Pazarlama Tesislerinin Denetimi; Bölgede 160 tanesi Anamur ve Bozyazı da olmak üzere 250 ‘ye yakın muz işleme ve pazarlama tesisi bulunmaktadır. Bu tesislerde belli bir standardın olmayışı piyasayı bozmaktadır. Terörist muzun piyasayı bozması olarak adlandırdığımız bu durumun önüne geçilmelidir. Bunun için ilgili bakanlık muz işleme ve pazarlama tesislerine bir standart getirmeli ve kontrol altına almalıdır. Bu tür tesislere işleme standardı, barkod uygulaması gibi standardı getirilmelidir.

3.8. Muz üreticilerinin geleceği göremeyişi yüzünden bölgeyi büyük bir ekonomik çöküş tehlikesi bekliyor.

3.9. Maliyet Analizleri; 1 kg yerli muzun işleme pazarlama tesis karı ile market karı olmadan maliyeti 1.980.000 tl iken 1 kg ithal muzun aynı koşullarda maliyeti 2.258.000 tl dir. Yerli muz şu anda markette 2.500.000 tl ye satılırken, ithal muz 2.300.000 tl ye satılmaktadır. Bu nasıl gerçekleşmektedir. Yani muz ithalatçısı şirket ile muzu satan market kar yapmadan muz mu satmaktadır? Bu mümkün olamaz. Yani İstanbul’a giren muz dünya ortalaması olan fiyattan, kaçak olmadan veya düşük fiyat göstermeden ülkemize giriyor ise bu fiyattan satılamaz. Yetkililere sesleniyoruz. Ülkemize kaçak muz girişine izin vermeyiniz. Ayrıca ülkemize giren muzdan alınan vergi, gerçek fiyat üzerinden alınmalıdır. Yani İstanbul’a muz getiren ithalatçı şirket, ben bu muzu Ekvador’dan alıp, işleyip, gemiyle taşıyıp, depolayıp İstanbul limanına 350 bin liraya getiriyorum diyemez. Diyorsa da kabul edilmemeli.

 

4. Üretim Planlaması ve Teknik Sorunlar

4.1. Araştırma – Geliştirme: Muz üreticileri kaynak sıkıntısı çekmektedir. Muz üreticilerine yönelik yeterli araştırma ve eğitim faaliyeti yapılmamaktadır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Üniversitelerin de konu ile ilgili çalışmaları bulunmamaktadır. Muzun yoğun olarak yetiştiği ve ilçe ekonomilerinin temelini oluşturan muz yetiştiriciliği konusunda Anamur, Bozyazı, Gazipaşa ve Alanya İlçe Tarım Müdürlüklerinde üreticiye yol gösteren, yardımcı olan sadece muz konusunda görevli yetişmiş uzmanlar bulunmamaktadır. İlçe müdürlüklerinde görevli teknik elemanlar daha çok büro işleriyle görevlendirilmekte, herkes her şeyi bilecek anlayışıyla uzmanlaşma istenmemektedir. Bu nedenle Anamur’a Muz Araştırma İstasyonu, Anamur, Bozyazı, Alanya ve Gazipaşa ilçe Tarım Müdürlüklerinde de Muz Büroları açılmalıdır. Açılacak bu bürolarda da sık sık değiştirilecek personeller değil, kalıcı sürekli uzmanlaşarak üreticiye daha fazla yardımcı olabilecek personeller görevlendirilmelidir. Ancak yıllardır yapılan girişimlere ve taleplere rağmen bu konuda Tarım Bakanlığı tarafından hala hiçbir görevlendirme yapılmamıştır.

 

4.2. Sulama ve Altyapı Sorunları

Bölgemizde hızla artan sera yapımı beraberinde pek çok sorunu da getirmektedir. Sera yapılan tarım arazilerinde yeterli alt yapı yoktur. Yer altı suyu kullanımında belli bir proğram da uygulanmamaktadır. Toprak yüzeyinin seralar ile kaplanması sonucu yağmur suları yeraltına inememektedir. Hızlı bir şekilde sera aralarında sel ve taşkınlara neden olacak şekilde erozyona neden olmaktadır. Ayrıca yer altı su seviyesini desteklemediği için yer altı sularında tuzluluk sorunlarının başlamasına yol açmaktadır. Bu konularda yapılan hiçbir çalışma yoktur. Yani bölgenin kullandığı yer altı suyunun geleceği konusunda büyük bir belirsizlik bulumaktadır.

 

5. Gelecekle İlgili Sorunlar

5.1. Tüketimimiz 10 kata kadar artabilir. Muz sağlık açısından  düzenli olarak tüketilmesi gereken bir meyvedir. Halen kişi başına yıllık 4 kg muz tüketen ülkemizde, muz lüks meyve olarak görülmektedir. Bazı raflardaki fiyatı elma ile aynı olmasına rağmen tüketicinin bilincinde lüks meyve özelliği devam eden muzun tüketiminin yıllık 40-50 kg a çıkması mümkündür. Bu durumda yıllık 3 milyon ton üretim yapılırsa tüketimi ancak karşılayacaktır. Yani şu anda ülkemizdeki 150 bin tonluk üretimin önü 30 kata varacak kadar açıktır.

5.2. Üretici Birlikleri Yasası: Bölgede muz üretimi sürekli artmaktadır. Önümüzdeki 5 yıl içinde sadece Anamur’da muz üretiminin 100 bin tonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. Bu potansiyeli yönlendirecek ve sahip çıkacak bir kuruma ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle Anamur’da “muz üreticileri birliği” kurmak zorunludur. Meclisten çıkarılan Üretici Birlikleri Yasası yönetmeliğinde kurucu üyelerin sayısının en az 15 kişiye düşürülmesi gerekir.  % 5 veya % 10 üretim alanını temsil etme zorunluluğu 200 civarında üreticiyi kurucu üye olmak zorunda bırakmaktadır. Bu kadar kişinin kurucu üye olarak bir araya gelmesi zor olmaktadır.

5.3. Muz biterse bölgemiz Doğu Anadolu’ya döner.  Bölgemiz ekonomisinin temelini oluşturan muz üretiminin yok olması, açıkça bölge ekonomisinin yok olması demektir. Bölgemizdeki 400.000 nüfus ve ülke genelindeki 500.000 kişinin geçim kaynağının yok olması düşünülemez.

Muza uygulanan gümrük vergileri mutlaka devam ettirilmeli veya benzeri destek sürdürülmeli, yukarıda saydığımız sorunlarımız çözülmelidir.

 

Gümrük vergileri dışında şimdiye kadar hiçbir destek almadan yolarına devam eden ve ülkemizde yerli üretimin bayraktarlığını sürdüren yerli muz üreticileri olarak muzun hassas ürün listesinde yer alması gerektiğini söylüyoruz. 07.06.2005

 

Niyazi SİNANOĞLU

Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

 

 

Adres: Anamur Muz-Der  Bankalar Cad. Eski Belediye Pasajı No: 7 Anamur / MERSİN

www.muz.gen.tr     E-posta: info@muz.gen.tr  Gsm: 0532 3969279