DERİM, OLGUNLAŞTIRMA, DEPOLAMA, TAŞIMA
8.1. Derim
Muz
meyvesinin gelişme devresi, uygun ekolojilerde 110-130 gün sonra tamamlanır.
Bazı yıllarda bu süre 75-150 gün olabilir. Türkiye şartlarında muzlar
120-150 gün sonra derim olgunluğuna ulaşır. Meyve, bitki üzerinde yeme
olgunluğuna gelmesi beklenmeden yeşil olum devresinde derim yapılmalıdır.
Koyu yeşil renkten, açık yeşil renge dönüşürken ve parmak içleri dolgun
ve parmak köşeleri yuvarlaklaşan muz meyveleri hasat yapılabilir. Bazı ülkelerde
muz dalları, hasar görmemeleri için, bahçe içinden paketleme istasyonlarına
teleferik benzeri araçlarla taşınır. Muz meyvesi diğer meyvelerden farklı
olarak çok erken gelişme devresinde (meyve 5-7 cm. boyunda) hasat edilse bile
normale yakın aroma oluşturur veya geç de olsa olgunlaşmasını
tamamlayabilir. Ancak yetiştirici meyvenin henüz yeşil olarak kaldığı en
geç tarihte hasat yapmakta, böylece meyve olgunluğa başlamadan önceki en
ileri ve iyi gelişme durumuna ulaşmış olur. Derimden sonra veya depolandıktan
sonra olgunlaştırılmaktadır. Meyveler bitki üzerinde olgunlaşmaya bırakılırsa,
meyve kabuğu çatlar, hasat edilip olgunlaştırılanlara göre daha fazla nişasta
ve daha az şeker oluştururlar. Ayrıca çeşitli hastalık ve zararlılar
meyvelerin değerini düşürmektedir. Derim zamanının saptanması, özel bir
gözlem yeteneği gösterir. Amaç hevenk ekseninin sarkıklığı ve muz
parmaklarının köşeli olma
durumu esas alınmaktadır. Meyvenin enine kesitinde görülen köşeler, meyve
gelişme devresinin sonlarına doğru, meyve etinin gelişmesinin devam etmesi
sonucu, gelişmesi yavaşlayan kabuğa doğru basınç yapması nedeniyle,
giderek kaybolur ve kesit yuvarlaklaşmaya başlar. Bu değişim belirli
kademeler şeklinde saptanabilir. Anglo-amerikan literatürüne göre hasat oluşumu
için üç gelişme devresi önemlidir (Resim
29)[1]
Resim 29. Farklı Gelişme Devrelerindeki Muz
Meyvelerinin Enine Kesiti
Üç
çeyrek
Gelişmiş
Tam gelişmiş Tam gelişme
durumu
üç çeyrek üç çeyrek
durumu
durumu
1.
Üç çeyrek: Meyve yarı irilikte ve belirgin köşeli,
2.
Tam gelişmiş üç çeyrek: Meyve daha az belirgin köşeli
3.
Tam: Meyvenin köşeli durumu tam olarak kaybolmuştur.
Bunlar
arasında ara kademeler de seçilip uygulanabilir. Yerel pazarlar için hasat
zamanının saptanmasında kabuk rengi dikkate alınmakla beraber, uzak pazarlar
için "tam üç çeyrek" devreden biraz önce veya sonraki durumlar
arasında bir seçme yapılır. Uzak pazara gönderilecek muzlar daha erken
devrede hasat edilir. Tropikal bölgelerde yerel tüketime verilecek muzlar
"tam gelişmiş" durumda hasat edilir ve gölge bir yere asılarak
olgunlaştırılır.[2]
Güney
Afrika'da dış ülkelere satılacak muzlar aşağıda olduğu gibi sınıflandırılmaktadır.
a-
En az 95 gr. ağırlıkta, 177 mm. uzunlukta ve çevresi 107 mm olan büyük
parmaklar
b-
En az 65 gr. ağırlıkta, 152 mm. uzunlukta ve çevresi 95 mm olan orta boy
parmaklar
c-
En az 58 gr. ağırlıkta, 139 mm. uzunlukta ve çevresi 95 mm olan küçük boy
parmaklar.[3]
Muz
hasadı parmaklar olgun, fakat yeşilken yapılır. Parmaklardaki koyu yeşil
renk açılıp parmak köşeleri yuvarlaklaşınca kesime başlanmalıdır.
Hasat yapılırken salkımların yara-bere almamasına dikkat edilmelidir. Aksi
durumda koruma güçleştiği gibi kalite de bozulur. Hasat iki kişi ile yapılır.
Önce salkım bir torbaya alınır. Sonra kesilir ve taşınır. Taşıyıcıların
omuzunda salkımları zedelenmekten koruyacak yumuşak sünger bulunmalıdır. (Ek
Resim 6. Hasat Edilmiş Salkım)
Hasat
günün serin saatlerinde yapılmalı, hasat edilen ürünler güneşte
bekletilmemeli ve sıcak dönemlerde olgunlaşmış bulunan meyveler dalında
fazla bekletilmeden hemen kesilerek piyasaya sunulmalıdır. (Ek
Resim 18. Sera İçi Taşımacılıkta Kullanılan Vagon)
Tüm
bahçenin hasadı ya bir defada veya 2-3 defada dallar dipten kesilip alınmak
suretiyle yapılmaktadır. Dwarf Cavendish'de hasat tek kişiyle yapılır. İşçi
sol eliyle dalın sapını tutar ve diğer elindeki uygun bir bıçakla ekseni
30-40 cm. ilerisinden keser. Ülkemizde örtü altı muz bahçelerindeki hasatta
ise dalların ağırlığı yüzünden bu işlemi tek kişi yapamaz. Bir kişi
dalı omuzuna alacak şekilde tutarken, diğer kişi birinci tarağın üzerinden
dalı testereli bıçak ile keser ve dal seradan çıkarılır. Daha sonra dal
ya bütün olarak veya son zamanlarda yaygınlaştığı şekliyle taraklara ayrılarak
pazarlanır. Taraklar daldan kesilmeli, kalitelerine ayrılmalıdır. Kesim
nedeniyle açılan yaralardan akan lateks, hava ile okside olduğundan
kahverengi lekeler yapar. Bunun için meyveler zayıf bir hypoklorid banyosunda
10 dakika yıkanır ve genellikle bir mantar ilacı ile (maneb'li) ilaçlanır.
Bu suya kararmaları önleyen anti-oksidantlar (sitrik asit, askorbik asit) de
eklenir. Benomyl’in 200-300 ppm’lik konsantrasyonlarında kullanılabilir.
Kesilmiş kısımlar ilaca batırıldıktan sonra kurutulur ve ince polietilen
örtülerle sarılarak, delikli karton kutularda ambalajlanmaktadır. Muzlar
hava sirkülasyonu olan kutulara yeşil olarak konmalıdır. Daha sonra 2,7 oC
sabit sıcaklıkta tutulacak depolara konulmalıdır. Bu sıcaklıkta olgunlaşma
çok yavaştır.[4]
(Ek Resim 36. Tarakların Yıkanması)
Resim 30. Salkımların Yıkanması
ve İlaçlanması
Ülkemizde
polietilen örtü yerine çeşitli kağıtlarla sarma ve tahta sandıklarla
ambalajlama yöntemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak son yıllarda
özellikle Anamur ilçesinde önerilen teknolojilerle hasat, ambalaj ve
pazarlama teknikleri uygulanmaya başlamış ve gelecekte çok daha yeni
tekniklerin uygulanacağı konusunda ümit vermektedir.
Resim 31. Muzda Ambalajlama
8.2. Olgunlaştırma
Hasat
edilen muz koyu yeşil renkli kabuğa sahiptir. Olgunlaştırma bu rengin açılması,
meyvenin öz kısmının yumuşaması ve donuk beyaz renk almasıyla başlar.
Kabuk rengi önce açık yeşil, yeşilimsi, sarı ve en son parlak sarı renge
döner. Bu son devrede meyve ucu ve sapı henüz yeşildir. Kabuk doygun sarı
olunca meyve yeme olgunluğuna gelmiş olur.
Daha ileri devrede meyve eti sulanır ve generatif değişimler başlar.
Çeşitli mantar enfeksiyonları, kabuk kararmaları görülür. Sonunda meyve tüm
olarak yenemeyecek hale gelir.
Olgunlaştırma
sırasında klorofil bozulur, renk sararır, meyve eti yumuşar. Nişasta şekere
dönüşür. Bu dönüşüm 3-7 gün arasında değişir. Olgunlaşma sırasında
1. aşama yeşil dönemdir. 2. aşama açık yeşil dönem (nişasta şekere dönüşmeye
başlar), 3. aşama yarı yeşil dönem (taşımaya uygun), 4. aşama ¾ ‘ü
sarı dönem (3-5 oC saklama ortamında saklanabilir), 5. aşama sarı
ama uçları yeşil dönem (manava gönderme zamanı), 6. aşama tam sarı dönem
(müşteriye sunma için en uygun renk), 7. aşama kahverengi noktalı sarı
renk, en fazla tat olan dönem 7. dönemdir.
(Ek Resim 43, 44, 45, 46, 47, 48,
49)
Resim 32. Bir Muz İşleme Tesisi
Genel
olarak uygun hasat zamanında kesilen muzlar, 18-24 oC sıcaklıkta
bir veya iki hafta içinde kendiliğinden olgunlaşırlar. Bunun altındaki sıcaklıklarda
olgunlaşma yavaşlar ve hatta uygun depo sıcaklığı 13 oC 'ye düşünce
pratik olarak tamamen durur. Daha yukarıdaki sıcaklıklarda ise olgunlaşma
metabolizması bozulduğu için olgunlaşmada anormallikler başlar. Bu nedenle
tropik şartlarda (24-32 oC) olgunlaşan muzlar, yeşil kalır veya
çekici bir renk kazanamazlar. Hatta olgunlaşma durur (boiling). Ağaç üzerinde
bırakılan meyvelerde olgunlaşma süresi 40-50 gün kadar uzayabilir. Çünkü
ağaç üzerinde kalan meyve ana bitkiden gelen olgunluğu frenleyici veya
etilene duyarlılığı geriletici etkiler altında kalır. Bu nedenle ağaç üzerinde
kalan meyve için gerekli olgunluğu başlatıcı endogen etilen dozu, hasat
edilen meyve için gerekli dozdan daha yüksektir. Hasat edilen meyvede bu sınır
doza daha erken eriştiğinden, olgunlaşması da erken başlar, olgunluğu
erken tamamlanır. Aynı şekilde hasat zamanında fizyolojik gelişmesi ileri
meyveler de, gelişmesi geri meyvelerden daha erken olgunlaşır. Bu nedenle tam
gelişkin devrelerde hasat edilen muzlar, daha önceki devrelerde hasat edilen
muzlara göre daha erken olgunlaşır. Belirli bir hasat olgunluğuna erişmeden
hasat edilen muzlar ise dıştan bir etilen uygulaması yapılmaksızın kendiliğinden
olgunlaşamazlar. Meyveler ne kadar erken hasat edilirse, olgunluktaki meyve
kalitesi de o kadar düşük olur. Özellikle tatlanma geri kalır ve uçucu
madde salgılanması azalır. Meyvelerin hasattan sonra yeşil kabuklu olarak
kalabildikleri sürenin uzunluğu ve kısalığı, meyvenin hasat sırasındaki
fizyolojik gelişme durumu veya olgunluk derecesi ile ilişkilidir. Çiçeklenmeden
sonraki 90. günde hasat edilen meyvenin (Gross Michel tropik şartlarda)
hasattan sonra yeşil kalma süresi 17 gün iken, çiçeklenmeden 120 gün sonra
hasat edilen meyvenin olgunlaşma süresi 9 gündür. Bu değerler Cavendish çeşidi
için sırasıyla 21 ve 14 gündür. Meyvenin çiçekten sonraki gün sayısı
olarak bildirilen hasat zamanı ile, hasattan sonraki yeşil kalma süresi
90-120 günler arasında linear ilişkilidir.[5]
(Ek Resim 37. Etiketli Muz Tarakları)
Çizelge 37. Sarartma İçin Gerekli Sıcaklık ve Zaman Aralıkları
|
|
|
|
G |
Ü |
N |
L |
E |
R |
|
|
Sarartma |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
7 |
8 |
9 |
|
Periyodu |
oC |
o C |
Co |
Co |
Co |
Co |
Co |
Co |
Co |
|
4 gün |
20 |
20 |
19 |
19 |
|
|
|
|
|
|
5 gün |
19 |
19 |
19 |
19 |
13 |
|
|
|
|
|
6 gün |
18 |
18 |
18 |
18 |
15 |
13 |
|
|
|
|
7 gün |
18 |
18 |
17 |
17 |
15 |
14 |
13 |
|
|
|
8 gün |
17 |
17 |
15 |
15 |
15 |
15 |
14 |
13 |
|
|
10 gün |
14 |
14 |
14 |
14 |
14 |
14 |
14 |
14 |
13 |
Sararan
muzun sarartıldığı durumda korunabilmesi için gereken sıcaklık 13-15 oC
dir. Bu derecede dahi muz o şeklini 2-4 günden fazla koruyamaz.
Sararma
sırasında ve öncesinde yüksek sıcaklıkta kalmış muzlar için pişmiş
deyimi kullanılır. Pişmiş muzların veya aşırı sıcaklıkta sarartılan
muzların meyve eti yumuşak, kabukları ise çok nazik olur. Bu nedenle
taraklardan parmaklar kolaylıkla kırılır. Üstelik yeşil rengin sarıya dönüşü
gecikir. yukarıdaki tabloya göre sarartılan muzlar çok beğenilir.
Sarartma
odalarında oransal nem olabildiğince yüksek tutulmalıdır. Önerilen oransal
nem % 85-90 dır. Bunu sağlamak için suyu atomize şekilde püskürten memeler
kullanılabilir. Sararmadan sonra su fıskiyeleri kullanılmamalıdır.
Muzlar
özel odalarda sararmaya bırakıldığında, çıkarttıkları gazların
sararmaları için faydalı olması nedeniyle, bu odaların hiç hava kaçırmaz
şekilde yapılması gereklidir. Aynı nedenle muz halen yeşil iken kapıların
açılıp kapanması da istenmez. Ancak sararmalarına yakın hafif derecede
havalandırma faydalıdır.
Geç
sararma karakteri gösteren muzlar için etilen gazı kullanmak sararmayı hızlandırır.
Bu gazın kullanımı ile lezzette hiç bir değişiklik olmamaktadır.[6]
Hasat
zamanında muz meyvesi 0,2 ppm etilen taşır. Olgunluğun başlamasından önce
bu 0,5 ppm'e yükselir. Ancak meyvenin olgunlaştırılması için çok düşük
dozda etilenin uygulanması yeterlidir. Çizelge
38 sürekli olarak verilen değişik etilen dozu
ile meyve renginin post-klimakteriel devrenin ikinci gününde aldığı
tipik sarı renge ulaşması için gerekli süreler gösterilmiştir.
Çizelge 38. Etilen Uygulanan Meyvelerin Hasat Zamanı
Çiçeklenmeden sonra
Etilen Dozu (ppm) 80.gün
111. gün
0
18 gün
16 gün
0,1
15 gün 10 gün
0,3
7 gün 4 gün
0,5
6 gün 3,5 gün
1,0
5 gün
3 gün
5,0
3 gün 2 gün
Çizelge 38. de de görüldüğü hasat zamanı geciktirildikçe meyvelerin olgunlaşma
süresi kısalmaktadır. Artan etilen dozları da süreyi kısaltmışlardır.
Muz
endüstrisinde meyvelerin olgunlaştırılması, gerekli koşulları sağlanmış
özel odalarda yapılır. Bunun için 20-21 oC sıcaklıktaki odada
meyve eti sıcaklığı 19 oC ye yükselmiş meyvelere, 12 saat aralıklarla
1000 ppm etilen verilir. Etilen miktarının hesaplanmasında meyvelerle dolu
odanın serbest kalan hacmi esas alınır. Bu süre sırasında, depo havasının
tümünü saatte 50 defa yer değiştirebilecek kapasitedeki bir vantilasyon sürekli
çalıştırılır. Bu 12 saatlik sürenin sonuna doğru ve yeni etilen
verilmeden önce, depo tüm olarak taze hava ile havalandırılmalıdır.
Olgunlaştırma odasının oransal nemi iyi bir aroma oluşumunun sağlanması için
% 93-95 olmalı ve kabuk sararması başladığında kabuk çatlamasının önlenmesi
için nem % 85'e düşürülmelidir. Olgunlaştırma sırasında bağıl nemin %
85'in altına düşmesi özellikle Cavendish muzlarında olgunlaşmada
anormallik yapar ve su kaybını artırır. Bu muzlar aynen üşüme zararlarında
olduğu gibi klimakterium göstermezler. Eğer muz tarakları veya hevenkleri
ince polietilen örtülerle sarılmışlarsa odanın oransal nemi önem taşımaz.
Etilen uygulamasının sayısı, meyvenin hasat olumu ve pazara verilme zamanına
göre azaltılır veya artırılır. Genel
olarak 1-3 gün arasında tekrarlanır. Bu süre sırasında sıcaklık her gün
için 1 oC'ye derecede düşürülür. Ancak sıcaklık düşürülmesi
renk açılması başlayınca başlatılır. Olgunlaştırma işlemi sürekli
etilen verilerek de uygulanır. Bu durumda 10-15 ppm etilen nemlendirilmiş ve
19-20 oC'de ısıtılmış hava ile karışık olarak odaya verilir
ve iyi bir dolaşım yaptıktan sonra diğer taraftan atılır. Olgunlaştırma
işlemleri genellikle Cavendish gibi zor olgunlaşan çeşitlerde uygulanmaktadır.
Son zamanlarda Gross Michel için olgunlaştırma işlemleri yapılmasından vaz
geçilmiştir. Bu çeşit normal şartlarda kendiliğinden olgunlaşmaktadır.[7]
Ülkemizde
muzlar için modern olgunlaştırma uygulamaları yeni yeni başlamaktadır.
Olgunlaştırmada turunçgil meyvelerinin sarartılmasında kullanılan odalar
rahatlıkla kullanılabilir. Olgunlaştırmada, etilen yerine ilkel olarak
asetilen veya karpitten elde edilen asetilen kullanılması çeşitli
bozulmalara yol açmaktadır. Olgunlaşma iyi olmamaktadır.
Olgunlaştırılan
muz meyveleri tüketiciye yeşil renk tam kaybolmamış ve uç ile sap kısmı
henüz yeşil durumda iken verilirler. Tropik bölge muzları hasattan sonraki
1-4 hafta içinde Avrupalı tüketiciye ulaşmış olmaktadır.
Muzlar
özel odalarda kendi kendine sararmaya bırakıldıklarında çıkardıkları
gazların sararmalarına faydalı olmaları nedeniyle bu odaların hava kaçırmaz
şekilde sağlam yapılması gerekir. Sararmalarına yaklaşırken hafif
derecede havalandırma isterler.
Geç
sararma özelliği gösteren muzlar için karpit, etilen, ethrel kullanılarak
sarartılır. Sarartma odalarında bağıl nem yüksek tutulmalıdır. Önceleri
%93-95 olup kabukta sararma başladığında %85’e düşürülmelidir. Çok hızlı
sarartma isteniyorsa 24 saat 20-21 oC’de 1000 ppm lik Etilen
uygulamasıyla başarı sağlanabilir.
Muzların
depolanmasında 13.5 oC’de ve 10 ppm. Etilen gazı uygulanmasında
en iyi sarartma yapılmaktadır.[8]
8.3. Depolama ve Taşıma
8.3.1. Depolama
Muzların
hasat sonrası yaşam sürelerinin uzun olmasını sağlamak için kısa sürede
uygun depolama koşullarına getirilmesi gerekir. Bu şartlar genellikle çeşitli
nakliye araçları ve soğuk hava depolarında sağlanır. Klimakteriyel bir
meyve olan muzların solunum hızı bir çok meyve türlerine göre çok yüksektir.
Depolama sıcaklığı da yüksek olduğundan bu solunum hızını azaltma olanağı
da sınırlıdır. Bu nedenle depolamada soğutma kapasitesi hesabında bu
durumlar göz önüne alınmalıdır. Muz meyvesi genel olarak 13 oC
de 1-2 hafta süreyle depolanabilir. Bitki olarak soğuğa daha dayanıklı olduğu
halde, meyvesi soğuğa daha duyarlı olan Cavendish çeşidi 14 oC
de depolanmaktadır. Ancak Dwarf Cavendish için bu sıcaklık daha düşüktür.
Daha düşük sıcaklıkta çeşide ve kalma süresine bağlı olarak üşüme
olur. Depoda bağıl nem % 90-95 olmalıdır. Kontrollü atmosferli depolama
olanakları varsa muzlar % 4-5 oC oksijen ve %5 CO2 ortamında
3-4 hafta dayanabilirler. Ancak bu meyveler olgunlaştırmadan sonra iyi
renklendikleri halde, aroma durumları geriler. Bu sınırlar aşılınca da
meyvede çeşitli koyu gri lekeler oluşur. İnce polietilen torbalarda dayanıklılığı
4-10 gün artar. Bu nedenle uzun süreli taşımalarda az delikli, kısa süreli
taşımalarda ise fazla delikli polietilen torbalar kullanılır. Bunların kalınlığı
0,038 mm olmalıdır. Ülkemizde muzların depolanması üzerinde yapılmış çalışmalar
yoktur. Bununla beraber muz yetiştirme bölgelerinin kuzeyinde kalan ülkemiz için
uygun depolama sıcaklığı daha düşük olabilir. Ancak ülkemizde yetiştirilen
muzların Cavendish grubundan oldukları da unutulmamalıdır.[9]
Muzlar
depo şartlarında da önemli miktarda Etilen salgılarlar. Bu gaz depo içinde
kalarak olgunluğu hızlandırır. Çünkü düşük sıcaklıklarda önemli
etkisi olmayan etilen, muzun depolandığı sıcaklık şartlarında etkili
olur. Bu gazın depodan alınması, depo süresini önemli ölçüde arttırır.
Bu amaçla vermikülite emdirilmiş potasyum permanganat blokları depo içine
konur. Muz ambalajları içine
konan tarakların hastalanmaması, zarar görmemesi için difenilli kağıtlara
sarılabilir veya Muz taraklarını polietilen örtülerle sarılıp içine
etilen ve CO2 yi absorbe edici özel maddelerin konulması da başarılı
olmaktadır. Muz depolarında etilene karşı etkili yollardan biride dış hava
ile havalandırmaktır. Depo günde bir defa havalandırılacak şekilde sürekli
veya birden havalandırılır. Depo içi hareketi de başlangıçta hızlı
(saatte depo hacminin 50 katı), soğutma tamamlandığında yavaş olarak
ayarlanmalıdır.
8.3.2. Taşıma
Meyve
naklinde gemiler ve kara taşıt araçları kullanılır. Taşınma esnasında
meyvelerin depolama şartlarına uygun şartlarda kalmaları gerekir. Isı
izolasyonu olmayan araçlar yüksek yerlerden, soğuk bölgelerden geçerken,
meyveler için kritik depo sıcaklığı altına düşen sıcaklıklardan
zararlanır. Uzun mesafeler için ve sıcak aylardaki veya bölgelerdeki taşıma
için soğutmalı araçlar kullanılmalıdır. Kısa mesafeler için iyi bir
havalandırma yeterli olabilir. Bu havalandırma en uygun hava sıcaklığında
yapılmalıdır. Soğuk bölgelerdeki taşımalarda ısıtma bile gerekli
olabilir. (Ek Resim 38. Muzların
Toplu Taşınması)
Taşıma
araçlarına yüklenecek muzlar iyice gözden geçirilir ve özellikle ileri
gelişme devresinde bulunan meyveler ayrılmalıdır. Çünkü bu meyveler,
uygun depo şartlarında olsa bile tüm partinin olgunluğunu hızlandırırlar.
Meyveler taşıma sırasında olgun olarak çıkarlar ve tüketiciye hemen
verilse bile, ancak aşırı olgun veya düşük kaliteli olarak ulaşırlar.
Hele taşıma şartları biraz kötü ise tüm parti bozulur, zarar büyük
boyutlara ulaşır. Bu nedenle yükleme kısa sürede bitirilmeli ve ambalajlama
çeşitli sarsıntılardan zarar görmeyecek şekilde sıkıca yapılmalı ve
depolanmalıdır. Ancak depolama iyi bir hava hareketine olanak verecek şekilde
olmalıdır. Araçta veya depoda soğutma kısa sürede tamamlanmalıdır. Hasat
yapılırken ve meyveleri sarartma deposuna yerleştirirken salkımların
yara-bere almamalarına dikkat edilmelidir. Yaralanan ve berelenen meyvelerin
kalitesi bozulur.
8.4. Depolama ve Olgunlaştırma İle İlgili Sorunlar
8.4.1. Uygun Hasat Zamanının Geçirilmesi
Bu
durumda kesilen meyveler öngörülen pazarlama süresini tamamlayamazlar ve
bozulurlar. Meyveler klimakteriyel devreye girdikleri için uygun depo şartlarında
bile (gemide) kendiliğinden olgunlaşmaya başlarlar. Kendileri ile beraber tüm
partinin olgunluğu ilerler ve artık kontrol altında tutulamaz. Bu nedenle taşıma
ve boşaltmadan sonra önemli miktarda meyve pazarlanamaz duruma girer. Çünkü
toptancılar henüz yeşil ve sert meyveleri alırlar ve istendiği zaman
olgunlaştırarak satar. Bu nedenle klonun özellikleri ve pazarlama süresi göz
önüne alınarak uygun hasat zamanı seçilmelidir. Muz meyvelerinde hasat
sonrası bozulmalar ve nedenleri Resim
34. 'de incelenmiştir.
8.4.2. Depolamanın Geciktirilmesi
Hasattan
sonra meyveler en geç 36 saat içinde depolanmalıdır. Bu sürenin uzun olması
meyvelerin klimakteriel devreye girmelerine yani olgunlaşmaya başlamalarına
neden olur. Yüksek sıcaklıklarda 2-3 gün bekletme, bu başlangıç için
yeterlidir. Klimakteriel devrenin başlaması meyvede gözle saptanamaz. Et
sertliği ile saptama bile yeterince başarılı olmamıştır. Bu nedenle çözümü
güç bir sorun olarak kalmaktadır. (Ek
Resim 39. Muzlar Tezgahta), (Ek Resim
40. Tüketiciye Sunulan Muz), (Ek
Resim 41. Yemeye Hazır Muz), (Ek
Resim 42. Ortalama 1 kg lık Taraklar Tezgahta)
8.4.3. Depolama Şartlarının Bozuk Olması
Uygun
depo sıcaklığı ve havalandırma, olgunluk kontrolü için en önemli faktörlerdir.
Sıcaklığın yüksek, havalandırmanın az olması olgunluğu hızlandırır.
15,6 oC üzerinde depo sıcaklığı olgunluğu uyartır.
8.4.4. Meyvelerde Hastalık Zararları
Muz
meyvelerinde gerek yeşil olum, gerekse sarı olum devrelerinde çeşitli hastalıklar
zarar yapar. Bunların zararları olgunluğun ilerlemesiyle artar. Bu hastalıklar
genellikle zayıf yarı-saprofit patojenlerdir ve ana eksen, tarak bağlantıları
ve meyvelerde açılan çeşitli yaralardan girerler. Bunlar yüksek bağıl
nemde ve hava hareketi ile kolayca yayılır ve gelişirler. En önemlileri
Thielariopsis paradoxa, Botryodiploidia theobromae ve Gloeosporium musarumdur.
Bunlardan ilk ikisi parmakların kopmasına yol açar. Meyvelere uçtan giren
Fusarium theobromae ise sigara (puro) külü şeklinde bir çürüklük yapar ve
meyve eti kuru ve lifli olur. Bunların zararlarından korunmak meyvelerin çeşitli
yaralanmalardan korunmaları, sıkı ambalajlanmaları ve istiflenmeleri,
meyvelerin hemen soğutulmaları olgunlaştırmanın kısa sürede tamamlanması
ve nemin en kısa sürede % 80-85 'e düşürülmesi gerekir. Hevenk halinde
pazarlanan muzlarda hevenk düzgün ve temiz olarak ikinci bir defa kesilmeli ve
yara yeri koruyucu eriyiklere batırılmalıdır. Çeşitli ülkelerde parafin,
lanolin ile fenol karışımı; alçı ve çimento karışımı eriyiği veya
polietilen polisülfüt ve mercapto-benzothiazol karışımları kullanılmaktadır.
Kesilmiş taraklar % 5'lik salisylanilid'e daldırılarak korunurlar.[10] Bu koruyuculuk görevini
kısa süreli kontakt etkili fungusitlerle de yapmak mümkündür.
8.4.5. Üşüme Zararları
Tropik
bölge meyvesi olan muz, donma noktasının çok üstündeki sıcaklık
derecelerinde metabolizmasının değişimi sonucu üşüme zararları denen
bozulmalar gösterir. Optimum depolama sıcaklığı altına inildikçe ve kalma
süresi uzadıkça zararın derecesi de artar. Hasadı gecikmiş meyveler üşüme
zararlarına daha duyarlı olurlar. Ayrıca sıcak ekolojilerde yetişenler,
daha soğuk şartlarda gelişenlere göre düşük sıcaklığa daha duyarlıdırlar.
Meyve gelişmesini yavaşlatarak geç hasada sebep olan hastalıklar (leaf spot,
element eksiklikleri) üşüme zararlarına duyarlılığı artırır. Üşüme
zararları aşağıdaki şekillerde belirirler.
1.
Meyve olgunlaşması anormal ve düzensiz olur. Meyveler klimakterium göstermezler.
2.
Meyve kabuğu donuk sarı, bazı çeşitlerde donuk kırmızımsı renk alır.
Sonra bu lekeler kararır ve yumuşar. Yeşil muzlarda gümüşi renk görülür.
3.
Meyvelerde plasenta bölgesi sertleşir.
4.
Meyvede aroma oluşumu geriler, gecikir ve anormal aroma oluşur.
5.
Olgunlaşmaya bağlı olan nişasta hidrolizi durur, tatlanma geriler. Şeker
azlığı ve asit yüksekliği sonucu tad ekşi olur.
6.
Olgunlaşma devresindeki normal tanen metabolizması bozulur, meyveler buruk
olur. Aktif tanen miktarı normal meyvelerin iki katı kadardır.
7.
Meyvelerin askorbik asit miktarı normal meyvelere göre düşüktür.
Kabuk
rengindeki donukluk, epidermis hücrelerinin cansızlaşan protoplazmalarında
koyu renkli granüllerin oluşumu ve bunların epidermisin ışık geçirgenliğini
değiştirmesi sonucu oluşur. Hipodermis hücreleri de aynı şekilde değişirler
ve böylece yeşil veya sarı pigmentler kısmen maskelenir. Çok şiddetli
zararlarda doku tekrar saydamlaşabilir. Bu arada zararlanan doku, havanın
serbest oksijeni ile temasa geçer ve tanenler okside olarak kahverengi-siyah
renklenme olur. Düzensiz su kaybı sonucu kütikula ve epidermiste kırışmalar
görülür. Yeşil muzlarda lateksin içinde bulunan partiküller çöker ve süt
berraklaşır. Süt boruları ve iletim demetleri kahverengileşir.[11]
Bahçede
üşümeye karşı hevenklerin çuval veya polietilen torbalarla soğuktan
korunması gerekir. Depolama başlangıcında sıcaklık düşürülmesi yavaş
(1-2 gün içinde) yapılmalıdır. Meyvenin hasat sonrası devresinde kritik sıcaklık
derecesinin altında kalmamasına önem verilmelidir.
8.4.6. Yüksek Sıcaklık Zararları
Yüksek
sıcaklıkta uzun süre kalan meyveler de zararlanırlar. Özellikle aromaları
bozulur. Kabuk rengi yeşilimsi olarak kalır. Meyveler adeta haşlanmış bir
durum alırlar ve kaliteleri bozulur.
[1] Mendilcioğlu Kadir ve ark. A.g.e. s.57
[2] Mendilcioğlu Kadir ve ark. A.g.e. s.57
[3] Bananas Series, m 1/1973
[4] http://www.delmonte.com
[5] Mendilcioğlu Kadir ve ark. A.g.e. s.59
[6] Bananas Series, 01/1973
[7] Mendilcioğlu Kadir ve ark. A.g.e. s.62
[8] Türk-Ayfer (1984)
[9] Mendilcioğlu Kadir ve ark. A.g.e. s.64
[10] Mendilcioğlu Kadir ve ark. A.g.e. s.69
[11] Mendilcioğlu Kadir ve ark. A.g.e. s.71